glamour

//ˈɡlæmər//

İsimler
B2

Çeviri

büyü, cazibe, çekicilik

Tanım

Glamour, bir kişinin, yerin veya şeyin sahip olduğu çekici, büyüleyici ve genellikle lüks veya gösterişle ilişkilendirilen bir cazibe türüdür. Bu kelime, özellikle moda, film ve sanat dünyasında sıkça kullanılır ve bir şeyin sıradan olandan ayrılarak hayranlık uyandıran bir parlaklık veya gizem katmasını ifade eder. Glamour, dış görünüşün ötesinde bir aura yaratır; insanları etkileyen, ilham veren ve bazen de ulaşılmaz bir ideal sunan bir niteliktir. Günlük kullanımda, bir partinin, bir kıyafetin veya bir yaşam tarzının glamour'u, onun ne kadar şık ve etkileyici olduğunu vurgulamak için kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin eski kullanımda 'sihir' veya 'büyü' anlamına gelir, ancak modern dilde en yaygın anlamı yukarıda açıklanan çekicilik ve ihtişamdır.

Örnek

  • The red carpet event was full of glamour and excitement.

    Kırmızı halı etkinliği büyü ve heyecanla doluydu.

  • She has a natural glamour that makes her stand out in any crowd.

    Herhangi bir kalabalıkta öne çıkmasını sağlayan doğal bir çekiciliği var.

  • Old Hollywood movies are famous for their timeless glamour.

    Eski Hollywood filmleri zamansız cazibeleriyle ünlüdür.

  • The magazine cover featured models with an air of effortless glamour.

    Dergi kapağında zahmetsiz bir çekicilik havasına sahip modeller yer aldı.

  • He was drawn to the glamour of the fashion industry.

    Moda endüstrisinin büyüsüne kapıldı.

  • The hotel lobby was decorated with a touch of glamour, using chandeliers and velvet.

    Otel lobisi, avizeler ve kadife kullanılarak bir dokunuş cazibe ile dekore edilmişti.

  • Despite the glamour of her lifestyle, she felt lonely.

    Yaşam tarzının ihtişamına rağmen yalnız hissediyordu.

  • The actress brought a sense of glamour to the simple film set.

    Oyuncu, sade film setine bir büyü havası getirdi.

  • Many people associate glamour with wealth and fame.

    Birçok insan cazibeyi zenginlik ve şöhretle ilişkilendirir.

  • The wedding was planned with elegance and glamour, from the flowers to the music.

    Düğün, çiçeklerden müziğe kadar zarafet ve çekicilikle planlandı.

Eş anlamlılar

büyüleyicilik
ihtişam
albeni
parlaklık
gösteriş

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…