gasp
//ɡæsp//
Çeviri
nefes nefese kalmak, şaşkınlıkla soluk almak
Tanım
Gasp, ani bir şaşkınlık, korku, heyecan veya acı karşısında istemsizce derin bir nefes almak anlamına gelir. Genellikle bir olayın beklenmedikliği veya şiddeti karşısında verilen fiziksel bir tepkiyi ifade eder. Bu fiil, hem gerçek bir nefes alma eylemini hem de mecazi olarak bir şeyin etkisiyle sarsılmayı anlatabilir. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve duygusal bir anı vurgulamak için tercih edilir.
Örnek
“She gasped when she saw the surprise party.”
Sürpriz partiyi görünce nefes nefese kaldı.
“He gasped for air after running up the stairs.”
Merdivenleri koşarak çıktıktan sonra nefes nefese kaldı.
“The audience gasped at the magician's trick.”
Seyirci, sihirbazın numarası karşısında şaşkınlıkla soluk aldı.
“I gasped when I heard the shocking news.”
Şok edici haberi duyunca nefesim kesildi.
“The child gasped in delight at the fireworks.”
Çocuk, havai fişekleri görünce sevinçten nefes nefese kaldı.
“She gasped and stepped back in fear.”
Korkuyla nefes nefese kaldı ve geriye çekildi.
“He gasped as the cold water hit his skin.”
Soğuk su cildine değdiğinde nefes nefese kaldı.
“The crowd gasped when the car nearly crashed.”
Araba neredeyse kaza yaparken kalabalık şaşkınlıkla soluk aldı.
“She gasped for breath during the intense workout.”
Yoğun egzersiz sırasında nefes nefese kaldı.
“He gasped at the beauty of the sunset.”
Gün batımının güzelliği karşısında nefes nefese kaldı.
Eş anlamlılar