flush
//flʌʃ//
Çeviri
kızarmak
Tanım
Flush, yüzün aniden kırmızılaşması anlamına gelen bir fiildir; genellikle utanç, heyecan, öfke veya sıcaklık gibi duygusal veya fiziksel tepkiler sonucu oluşur. Bu kullanımda, kanın yüz bölgesine hücum etmesiyle ciltte geçici bir kızarıklık meydana gelir. Flush, günlük dilde sıkça karşılaşılan bir terimdir ve özellikle birinin duygusal durumunu yansıtan bedensel bir tepkiyi ifade eder. Örneğin, bir kişi iltifat aldığında veya topluluk önünde konuşurken utançtan kızarabilir; bu durumda "flush" kullanılır.
Örnek
“She flushed with embarrassment when he complimented her dress.”
Elbisesini iltifat ettiğinde utançtan kızardı.
“His face flushed red with anger during the argument.”
Tartışma sırasında öfkeden yüzü kızardı.
“The child flushed after running around the playground.”
Çocuk oyun alanında koştuktan sonra kızardı.
“I could feel my cheeks flush as I walked onto the stage.”
Sahneye çıkarken yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum.
“He flushed slightly when she mentioned his mistake.”
Hatayından bahsettiğinde hafifçe kızardı.
“Her face flushed with pleasure at the surprise party.”
Sürpriz partide keyiften yüzü kızardı.
“The heat made him flush and feel dizzy.”
Sıcak onu kızarttı ve başının döndüğünü hissettirdi.
“She flushed deeply when she realized everyone was staring at her.”
Herkesin ona baktığını fark edince iyice kızardı.
“His face flushed as he tried to deny the accusation.”
Suçlamayı inkâr etmeye çalışırken yüzü kızardı.
“The compliment made her flush and smile nervously.”
İltifat onu kızarttı ve gergin bir şekilde gülümsedi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1sifon çekmekBu anlama git
- B2kızarmak(bu sayfa)