establish
//ɪˈstæblɪʃ//
Çeviri
kurmak, tesis etmek
Tanım
Bir şeyi başlatmak, oluşturmak veya kalıcı hale getirmek anlamına gelen 'establish', genellikle bir kurum, sistem, ilişki veya kuralın temelini atmayı ifade eder. Bu fiil, bir işletme açmaktan bir itibar oluşturmaya kadar çeşitli bağlamlarda kullanılır ve resmi veya günlük dilde yaygındır. Örneğin, bir şirket kurmak veya bir ülkenin bağımsızlığını ilan etmek gibi durumlarda tercih edilir. Ayrıca, bir fikrin veya uygulamanın kabul görmesini sağlamak için de kullanılabilir.
Örnek
“They plan to establish a new school in the neighborhood.”
Mahallede yeni bir okul kurmayı planlıyorlar.
“The company was established in 1995 and has grown rapidly since then.”
Şirket 1995 yılında kuruldu ve o zamandan beri hızla büyüdü.
“It took years to establish trust between the two communities.”
İki topluluk arasında güven tesis etmek yıllar aldı.
“The scientist established a new theory about climate change.”
Bilim insanı iklim değişikliği hakkında yeni bir teori ortaya koydu.
“We need to establish clear rules for the game.”
Oyun için net kurallar belirlememiz gerekiyor.
“The diplomat worked hard to establish peace in the region.”
Diplomat, bölgede barışı tesis etmek için çok çalıştı.
“She established herself as a leading expert in the field.”
Kendini bu alanda önde gelen bir uzman olarak kabul ettirdi.
“The government established a committee to investigate the issue.”
Hükümet, konuyu araştırmak için bir komite kurdu.
“They established a close friendship during their college years.”
Üniversite yıllarında yakın bir arkadaşlık kurdular.
“The court established that the contract was valid.”
Mahkeme, sözleşmenin geçerli olduğunu tespit etti.
Eş anlamlılar