envy
//ˈenvi//
Çeviri
kıskançlık, imrenme
Tanım
Envy, başkasının sahip olduğu bir şeye (başarı, mal, özellik gibi) duyulan üzüntü ve onu elde etme arzusudur. Genellikle olumsuz bir duygu olarak görülür ve kişinin kendini başkalarıyla karşılaştırmasından kaynaklanır. Günlük dilde 'kıskançlık' olarak çevrilse de, imrenme daha hafif bir anlam taşır; envy ise daha derin bir rahatsızlık hissini ifade eder. Bu kelime hem isim hem de fiil olarak kullanılır; örneğin 'I envy you' (Seni kıskanıyorum) cümlesinde fiil, 'green with envy' (kıskançlıktan yeşile dönmek) deyiminde isim görevindedir. Envy, insan ilişkilerinde sıkça karşılaşılan bir duygu olduğu için edebiyat ve psikolojide de önemli bir yer tutar.
Örnek
“She felt a pang of envy when she saw her friend's new car.”
Arkadaşının yeni arabasını gördüğünde bir kıskançlık sancısı hissetti.
“His success filled his rivals with envy.”
Başarısı rakiplerini kıskançlıkla doldurdu.
“I envy your ability to stay calm under pressure.”
Baskı altında sakin kalabilme yeteneğini kıskanıyorum.
“They looked at the mansion with envy in their eyes.”
Gözlerinde kıskançlıkla köşke baktılar.
“Don't let envy ruin your friendships.”
Kıskançlığın arkadaşlıklarını mahvetmesine izin verme.
“He envied his brother's talent for music.”
Kardeşinin müzik yeteneğini kıskandı.
“The award ceremony was a source of envy for many.”
Ödül töreni birçok kişi için kıskançlık kaynağıydı.
“She tried to hide her envy behind a fake smile.”
Kıskançlığını sahte bir gülümsemenin arkasına saklamaya çalıştı.
“Envy is a common theme in classic literature.”
Kıskançlık, klasik edebiyatta yaygın bir temadır.
“I don't envy you having to work on a holiday.”
Tatilde çalışmak zorunda olduğun için seni kıskanmıyorum.
Eş anlamlılar