endure

//ɪnˈdjʊər//

Fiiller
B2

Çeviri

katlanmak, dayanmak, tahammül etmek

Tanım

Endure, zor, acı verici veya rahatsız edici bir duruma, duyguya veya koşula boyun eğmeden, sabırla ve direnç göstererek katlanmak anlamına gelir. Bu fiil genellikle fiziksel acı, duygusal sıkıntı, uzun süreli zorluklar veya olumsuz çevre koşulları gibi durumlarda kullanılır. Endure, bir şeyin varlığını sürdürme veya zaman içinde dayanıklılık gösterme fikrini de taşır; örneğin bir yapının depreme dayanması veya bir geleneğin yüzyıllar boyunca varlığını koruması gibi. Günlük hayatta, kişisel mücadelelerden toplumsal olaylara kadar geniş bir bağlamda kullanılabilir ve genellikle pasif bir direnişten çok aktif bir sabır ve metanet gerektirir.

Örnek

  • She had to endure the harsh winter without heating.

    Isıtma olmadan sert kışa katlanmak zorunda kaldı.

  • The soldiers endured long marches under the scorching sun.

    Askerler kavurucu güneş altında uzun yürüyüşlere dayandı.

  • He could not endure the pain any longer and called for help.

    Acıya daha fazla dayanamadı ve yardım çağırdı.

  • The ancient tradition has endured for centuries.

    Antik gelenek yüzyıllar boyunca varlığını sürdürdü.

  • They endured many hardships to build a new life in a foreign country.

    Yabancı bir ülkede yeni bir hayat kurmak için birçok zorluğa katlandılar.

  • The building endured the earthquake with only minor cracks.

    Bina depreme yalnızca küçük çatlaklarla dayandı.

  • I cannot endure the constant noise from the construction site.

    İnşaat alanından gelen sürekli gürültüye tahammül edemiyorum.

  • She endured the criticism with grace and patience.

    Eleştirilere zarafet ve sabırla katlandı.

  • The marathon runner endured extreme fatigue to reach the finish line.

    Maraton koşucusu bitiş çizgisine ulaşmak için aşırı yorgunluğa dayandı.

  • Their friendship endured through years of separation.

    Arkadaşlıkları yıllar süren ayrılığa rağmen varlığını sürdürdü.

Eş anlamlılar

dayanmak
katlanmak
tahammül etmek
sabretmek
çekmek

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…