embrace
//ɪmˈbreɪs//
Çeviri
kucaklamak
Tanım
Embrace, birini veya bir şeyi kollarla sıkıca sarmak anlamına gelen bir fiildir. Bu eylem genellikle sevgi, şefkat, destek veya teselli göstermek için yapılır. Fiziksel bir kucaklamanın yanı sıra, mecazi olarak bir fikri, değişimi veya durumu istekle kabul etmek anlamında da kullanılır. Örneğin, bir arkadaşınızı uzun bir ayrılıktan sonra kucaklayabilir veya yeni bir teknolojiyi benimseyip hayatınıza dahil edebilirsiniz. Bu kelime, hem somut hem soyut bağlamlarda sıkça karşımıza çıkar ve duygusal bir bağ kurma eylemini ifade eder.
Örnek
“She ran to embrace her mother after the long trip.”
Uzun yolculuktan sonra annesini kucaklamak için koştu.
“The community decided to embrace the new recycling program.”
Topluluk, yeni geri dönüşüm programını kucaklamaya karar verdi.
“He embraced his friend tightly during the emotional farewell.”
Duygusal vedalaşma sırasında arkadaşını sıkıca kucakladı.
“We need to embrace change to grow as individuals.”
Birey olarak büyümek için değişimi kucaklamalıyız.
“The child embraced the puppy with pure joy.”
Çocuk, yavru köpeği saf bir sevinçle kucakladı.
“Many companies are now embracing remote work as a permanent option.”
Birçok şirket artık uzaktan çalışmayı kalıcı bir seçenek olarak kucaklıyor.
“She embraced the opportunity to learn a new language.”
Yeni bir dil öğrenme fırsatını kucakladı.
“The couple embraced under the starry sky.”
Çift, yıldızlı gökyüzünün altında kucaklaştı.
“It's important to embrace diversity in the workplace.”
İş yerinde çeşitliliği kucaklamak önemlidir.
“He embraced the challenge of climbing the mountain.”
Dağa tırmanma mücadelesini kucakladı.
Eş anlamlılar