donor
//ˈdəʊnər//
Çeviri
bağışçı
Tanım
Donor, genellikle tıbbi veya yardım amaçlı olarak kan, organ, doku, para veya mal gibi bir şeyi gönüllü olarak veren kişidir. Bu kelime en sık kan bağışı, organ bağışı veya yardım kampanyaları bağlamında kullanılır. Donor olmak, bir başkasının hayatını kurtarmak veya iyileştirmek için önemli bir katkı sağlar. Örneğin, kan bağışçıları hastanelerde acil durumlarda kullanılmak üzere kan verirken, organ bağışçıları ölümlerinden sonra organlarını nakil bekleyen hastalara bağışlayabilir. Bu kelime aynı zamanda bağış toplama etkinliklerinde maddi yardımda bulunan kişiler için de kullanılır.
Örnek
“The hospital is urgently looking for blood donors.”
Hastane acilen kan bağışçıları arıyor.
“She became an organ donor after signing the registry.”
Kaydı imzaladıktan sonra organ bağışçısı oldu.
“Many donors contributed to the charity fundraiser.”
Birçok bağışçı hayır kurumu bağış toplama etkinliğine katkıda bulundu.
“The blood donor gave a pint of blood at the clinic.”
Kan bağışçısı klinikte bir ünite kan verdi.
“Anonymous donors often support scholarship programs.”
İsimsiz bağışçılar genellikle burs programlarını destekler.
“He is a regular donor to the local food bank.”
Yerel gıda bankasına düzenli bağışçıdır.
“The kidney donor saved the life of a young patient.”
Böbrek bağışçısı genç bir hastanın hayatını kurtardı.
“Donors receive a certificate of appreciation for their contribution.”
Bağışçılar katkıları için bir takdir belgesi alır.
“The charity relies on generous donors to fund its projects.”
Hayır kurumu, projelerini finanse etmek için cömert bağışçılara güvenir.
“After the earthquake, many international donors sent aid.”
Depremden sonra birçok uluslararası bağışçı yardım gönderdi.
Eş anlamlılar