distress

//dɪˈstres//

İsimler
B2

Çeviri

sıkıntı, ızdırap

Tanım

Distress, bir kişinin fiziksel veya duygusal olarak yoğun bir acı, endişe veya zorluk yaşadığı durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik olaylar, kayıplar, hastalık veya aşırı stres gibi etkenlerden kaynaklanır. Bu kelime, hem içsel bir huzursuzluk hem de dışsal bir tehlikeden doğan çaresizlik hissini kapsar. Günlük kullanımda, birinin yardıma ihtiyaç duyduğu anları veya derin bir üzüntüyü tanımlamak için sıkça tercih edilir. Ayrıca, tıbbi bağlamda vücudun aşırı zorlanmaya verdiği tepkiyi de belirtebilir.

Örnek

  • The loud noise caused the baby great distress.

    Yüksek ses bebekte büyük sıkıntıya neden oldu.

  • She was in obvious distress after losing her wallet.

    Cüzdanını kaybettikten sonra bariz bir sıkıntı içindeydi.

  • The ship sent out a distress signal when it started sinking.

    Gemi batmaya başlayınca bir tehlike sinyali gönderdi.

  • His distress was visible in the way he trembled.

    Sıkıntısı titreme şeklinde görünür hale gelmişti.

  • The family's financial distress forced them to sell their home.

    Ailenin maddi sıkıntısı, evlerini satmaya zorladı.

  • She tried to hide her distress with a forced smile.

    Sıkıntısını zoraki bir gülümsemeyle gizlemeye çalıştı.

  • The animal was in clear distress and needed immediate help.

    Hayvan bariz bir sıkıntı içindeydi ve acil yardıma ihtiyacı vardı.

  • His distress over the exam results was understandable.

    Sınav sonuçlarıyla ilgili sıkıntısı anlaşılabilirdi.

  • The community rallied to ease the distress caused by the flood.

    Topluluk, selin neden olduğu sıkıntıyı hafifletmek için bir araya geldi.

  • She felt a deep sense of distress when she heard the news.

    Haberleri duyduğunda derin bir sıkıntı hissetti.

Eş anlamlılar

acı
üzüntü
ızdırap
sıkıntı
keder

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…