dignity
//ˈdɪɡnɪti//
Çeviri
saygınlık
Tanım
Dignity, bir kişinin veya kurumun sahip olduğu değer, onur ve saygınlık duygusunu ifade eder. Bu kavram, bireyin kendine duyduğu saygıyı, başkaları tarafından görülen itibarını ve zor durumlarda bile korunan asil duruşunu kapsar. Genellikle etik, ahlaki ve toplumsal bağlamlarda kullanılır; örneğin, bir insanın onuruna yakışır şekilde davranması veya bir kurumun saygınlığını koruması gibi. Dignity, sadece kişisel bir nitelik değil, aynı zamanda toplumsal bir değerdir ve insan hakları gibi evrensel ilkelerle de ilişkilidir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, 'vakar' veya 'asillik'), ancak burada en yaygın kullanımı olan 'saygınlık' anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“She faced the criticism with great dignity.”
Eleştirileri büyük bir saygınlıkla karşıladı.
“Human dignity must be respected in all circumstances.”
İnsan saygınlığı her koşulda saygı görmelidir.
“He lost his dignity after the scandal.”
Skandalın ardından saygınlığını kaybetti.
“The ceremony was conducted with dignity and grace.”
Tören saygınlık ve zarafetle gerçekleştirildi.
“It is important to treat everyone with dignity.”
Herkesi saygınlıkla muamele etmek önemlidir.
“The old man walked slowly, but with dignity.”
Yaşlı adam yavaş ama saygınlıkla yürüdü.
“She maintained her dignity even in poverty.”
Yoksulluk içinde bile saygınlığını korudu.
“The court's decision upheld the dignity of the law.”
Mahkeme kararı, hukukun saygınlığını korudu.
“He spoke with a sense of dignity that impressed everyone.”
Herkesi etkileyen bir saygınlık duygusuyla konuştu.
“The organization works to protect the dignity of refugees.”
Kuruluş, mültecilerin saygınlığını korumak için çalışıyor.
Eş anlamlılar