decay
//dɪˈkeɪ//
Çeviri
çürüme, bozulma
Tanım
Decay, organik maddelerin mikroorganizmalar, enzimler veya kimyasal süreçler etkisiyle zamanla yapısal olarak bozulması, çürümesi veya ayrışması anlamına gelir. Bu terim genellikle yiyeceklerin, dişlerin, ahşabın veya biyolojik dokuların doğal olarak parçalanma sürecini tanımlamak için kullanılır. Örneğin, meyvelerin olgunlaştıktan sonra yumuşayıp renk değiştirmesi veya diş minesinin asitlerle aşınarak çürümesi birer decay örneğidir. Aynı zamanda soyut anlamda, bir sistemin, yapının veya toplumun zamanla gücünü, kalitesini veya işlevselliğini kaybetmesi durumunu da ifade edebilir. Günlük dilde en sık karşılaşılan kullanımı, yiyeceklerin bozulması veya diş çürümesi bağlamındadır.
Örnek
“The fruit began to decay after being left in the sun for days.”
Meyve, günlerce güneşte bırakıldıktan sonra çürümeye başladı.
“Poor oral hygiene can lead to tooth decay and cavities.”
Kötü ağız hijyeni diş çürümesine ve oyuklara yol açabilir.
“The old wooden fence showed signs of decay from years of rain.”
Eski ahşap çit, yıllarca süren yağmurdan dolayı çürüme belirtileri gösteriyordu.
“Leaves decay naturally and enrich the soil with nutrients.”
Yapraklar doğal olarak çürür ve toprağı besinlerle zenginleştirir.
“If you don't refrigerate the meat, it will decay quickly.”
Eti buzdolabına koymazsanız, çabucak bozulacaktır.
“The abandoned building was in a state of decay, with crumbling walls and broken windows.”
Terk edilmiş bina, çökmekte olan duvarlar ve kırık pencerelerle bir çürüme halindeydi.
“Scientists study how organic matter decays in different environments.”
Bilim insanları, organik maddenin farklı ortamlarda nasıl çürüdüğünü inceliyor.
“The smell of decay filled the room from the forgotten food.”
Unutulan yiyecekten gelen çürüme kokusu odayı doldurdu.
“Without proper maintenance, the wooden floor will eventually decay.”
Uygun bakım yapılmazsa, ahşap zemin zamanla çürüyecektir.
“The decay of the empire was gradual, marked by economic decline and political instability.”
İmparatorluğun çürümesi, ekonomik gerileme ve siyasi istikrarsızlıkla işaretlenmiş kademeliydi.
Eş anlamlılar