crush
//krʌʃ//
Çeviri
ezmek
Tanım
Crush, bir şeyi üzerine baskı uygulayarak küçük parçalara ayırmak veya düzleştirmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle fiziksel bir eylemi ifade eder; örneğin bir meyveyi ezmek, bir kutuyu çiğnemek veya bir nesneyi sıkıştırmak gibi. Bu kelime aynı zamanda mecazi olarak birini duygusal olarak ezmek veya bir planı boşa çıkarmak anlamında da kullanılabilir. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir eylemi tanımlar ve yemek yaparken, temizlik yaparken veya fiziksel aktiviteler sırasında kullanılır. Özellikle mutfakta sarımsak veya patates ezmek gibi durumlarda yaygındır. Ayrıca, bir şeyi kuvvetlice sıkmak veya bastırmak anlamında da kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır; örneğin 'aşık olmak' anlamındaki 'crush' isim olarak kullanılır.
Örnek
“She used a garlic press to crush the cloves.”
Dişleri ezmek için bir sarımsak presi kullandı.
“The heavy box fell and crushed the flowers in the garden.”
Ağır kutu düştü ve bahçedeki çiçekleri ezdi.
“He crushed the empty can with his foot before throwing it away.”
Boş kutuyu atmadan önce ayağıyla ezdi.
“To make guacamole, you need to crush the avocados with a fork.”
Guacamole yapmak için avokadoları çatalla ezmeniz gerekir.
“The news of the accident crushed her spirits completely.”
Kaza haberi onun moralini tamamen ezdi.
“Don't crush the bread; it will become too dense.”
Ekmeği ezme; çok yoğun olur.
“The machine is designed to crush rocks into gravel.”
Makine, kayaları çakıl haline getirmek için tasarlanmıştır.
“She accidentally crushed the eggshells while cracking them.”
Yumurta kabuklarını kırarken yanlışlıkla ezdi.
“The crowd crushed against the barriers during the concert.”
Konser sırasında kalabalık bariyerlere karşı ezildi.
“He tried to crush the rebellion with force.”
İsyanı güç kullanarak ezmeye çalıştı.
Eş anlamlılar