courtesy
//ˈkɜːrtəsi//
Çeviri
nezaket
Tanım
Nezaket, başkalarına karşı saygılı, düşünceli ve kibar davranma halidir. Günlük hayatta 'lütfen' ve 'teşekkür ederim' gibi ifadelerle kendini gösteren bu davranış, sosyal ilişkilerde uyumu ve hoşgörüyü sağlar. Genellikle bir kuraldan ziyade gönüllü bir incelik olarak kabul edilir; örneğin birine kapıyı açık tutmak veya sırada öncelik vermek nezaket örnekleridir. Bu kelimenin ayrıca resmi yazışmalarda 'incelik' veya 'iyilik' anlamları da vardır, ancak en yaygın kullanımı kişisel etkileşimlerdeki kibar tutumu ifade eder.
Örnek
“She held the door open for the elderly man as a simple courtesy.”
Yaşlı adama kapıyı açık tutması basit bir nezaket gösterisiydi.
“It is common courtesy to say thank you when someone helps you.”
Biri size yardım ettiğinde teşekkür etmek yaygın bir nezaket kuralıdır.
“The hotel staff treated us with great courtesy throughout our stay.”
Otel personeli konaklamamız boyunca bize büyük bir nezaketle davrandı.
“He wrote a courtesy email to inform them of the delay.”
Gecikme hakkında onları bilgilendirmek için bir nezaket e-postası yazdı.
“Offering your seat to a pregnant woman is a sign of courtesy.”
Hamile bir kadına yerinizi vermek bir nezaket işaretidir.
“The manager visited the client as a courtesy call.”
Müdür, bir nezaket ziyareti olarak müşteriyi ziyaret etti.
“Basic courtesy requires that you listen when someone is speaking.”
Temel nezaket, biri konuşurken dinlemenizi gerektirir.
“They exchanged pleasantries out of courtesy, not genuine interest.”
Gerçek bir ilgiden değil, nezaketten dolayı kibarlıklarını paylaştılar.
“The company provided a courtesy shuttle to the airport.”
Şirket, havaalanına ücretsiz bir nezaket servisi sağladı.
“His courtesy made a good impression on the new neighbors.”
Nezaketi, yeni komşular üzerinde iyi bir izlenim bıraktı.
Eş anlamlılar