consistency

//kənˈsɪstənsi//

İsimler
B2

Çeviri

tutarlılık

Tanım

Tutarlılık, bir kişinin düşünce, davranış veya performansının zaman içinde aynı çizgide kalması, değişmezlik göstermesi ve birbiriyle çelişmemesi durumudur. Bu kavram, kişisel alışkanlıklardan iş hayatına, bilimsel çalışmalardan günlük iletişime kadar pek çok alanda önem taşır. Örneğin, bir sporcunun düzenli antrenman yapması veya bir yazarın aynı üslubu koruması tutarlılık örneğidir. Tutarlılık, güvenilirlik ve istikrar duygusu yaratır; bu nedenle başarılı ilişkiler ve sürdürülebilir başarı için kritik bir unsurdur. Aynı zamanda, bir argümanın veya teorinin iç çelişkilerden arınmış olması da tutarlılık olarak adlandırılır.

Örnek

  • Consistency in your daily routine helps build good habits.

    Günlük rutininizdeki tutarlılık, iyi alışkanlıklar oluşturmanıza yardımcı olur.

  • The team's consistency in winning matches impressed the coach.

    Takımın maçları kazanmadaki tutarlılığı, antrenörü etkiledi.

  • For a scientific theory to be valid, it must have logical consistency.

    Bir bilimsel teorinin geçerli olması için mantıksal tutarlılığa sahip olması gerekir.

  • Her consistency in studying English every day led to rapid improvement.

    Her gün İngilizce çalışmadaki tutarlılığı, hızlı bir ilerleme sağladı.

  • The lack of consistency in the data made the analysis unreliable.

    Verilerdeki tutarlılık eksikliği, analizi güvenilmez kıldı.

  • Consistency in parenting is key to raising well-adjusted children.

    Ebeveynlikte tutarlılık, uyumlu çocuklar yetiştirmenin anahtarıdır.

  • The artist's consistency in style is evident across all her paintings.

    Sanatçının üslubundaki tutarlılık, tüm resimlerinde belirgindir.

  • To achieve your goals, you need consistency more than intensity.

    Hedeflerinize ulaşmak için yoğunluktan çok tutarlılığa ihtiyacınız vardır.

  • The company's consistent quality has earned it a loyal customer base.

    Şirketin tutarlı kalitesi, ona sadık bir müşteri kitlesi kazandırdı.

  • There was a lack of consistency in his statements during the interview.

    Röportaj sırasında ifadelerinde bir tutarlılık eksikliği vardı.

Eş anlamlılar

istikrar
devamlılık
süreklilik
tutarlı olma
uyum

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…