conserve
//kənˈsɜːrv//
Çeviri
korumak, muhafaza etmek
Tanım
Conserve, bir şeyi bozulmaktan, zarar görmekten veya tükenmekten korumak, dikkatli kullanarak gelecekte de var olmasını sağlamak anlamına gelir. Genellikle doğal kaynaklar, enerji, tarihi eserler veya gıda gibi değerli varlıklar için kullanılır. Bu fiil, bir şeyi olduğu gibi tutma ve israfı önleme fikrini taşır. Örneğin, enerji tasarrufu yapmak veya bir ormanı koruma altına almak conserve eylemidir. Kelime, hem somut nesneler (ör. yiyecek) hem de soyut kavramlar (ör. kültürel miras) için kullanılabilir.
Örnek
“We need to conserve water during the drought.”
Kuraklık sırasında suyu korumamız gerekiyor.
“The museum works hard to conserve ancient artifacts.”
Müze, antik eserleri korumak için çok çalışıyor.
“Turning off lights when you leave helps conserve electricity.”
Çıkarken ışıkları kapatmak elektriği korumaya yardımcı olur.
“Farmers use special methods to conserve soil fertility.”
Çiftçiler toprak verimliliğini korumak için özel yöntemler kullanır.
“It is important to conserve energy for future generations.”
Gelecek nesiller için enerjiyi korumak önemlidir.
“The national park was established to conserve wildlife.”
Milli park, yaban hayatını korumak için kuruldu.
“She conserves her strength by resting between activities.”
Aktiviteler arasında dinlenerek gücünü korur.
“We should conserve our cultural heritage for our children.”
Kültürel mirasımızı çocuklarımız için korumalıyız.
“The recipe tells you how to conserve fruit by making jam.”
Tarif, reçel yaparak meyveyi nasıl muhafaza edeceğinizi anlatır.
“Efforts to conserve the rainforest have increased recently.”
Yağmur ormanını koruma çabaları son zamanlarda arttı.
Eş anlamlılar