conscience
//ˈkɒnʃəns//
Çeviri
vicdan
Tanım
Conscience, bir kişinin eylemlerinin doğruluğu veya yanlışlığı konusunda içsel bir rehber görevi gören ahlaki bir duygu ve bilinçtir. Kişinin kendi değer yargılarına, etik ilkelerine ve toplumsal normlara göre hareket etmesini sağlayan bu iç ses, suçluluk, pişmanlık veya huzur gibi duygularla kendini gösterebilir. Vicdan, genellikle bir kişinin yanlış bir şey yaptığında rahatsızlık hissetmesine neden olurken, doğru bir davranışta bulunduğunda ise içsel bir tatmin sağlar. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kavram, bireyin ahlaki sorumluluğunu ve karakterini yansıtan önemli bir psikolojik ve etik terimdir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak en yaygın kullanımı bu şekildedir.
Örnek
“After lying to his friend, he felt a deep sense of guilt in his conscience.”
Arkadaşına yalan söyledikten sonra vicdanında derin bir suçluluk hissetti.
“Her conscience wouldn't let her ignore the homeless man on the street.”
Vicdanı, sokaktaki evsiz adamı görmezden gelmesine izin vermedi.
“He made the decision with a clear conscience, knowing he had done the right thing.”
Doğru olanı yaptığını bilerek kararını rahat bir vicdanla verdi.
“The politician's conscience was troubled by the corrupt practices in his office.”
Siyasetçinin vicdanı, ofisindeki yolsuzluk uygulamaları yüzünden rahatsızdı.
“Children often have a strong sense of conscience when they think they've broken a rule.”
Çocuklar, bir kuralı çiğnediklerini düşündüklerinde genellikle güçlü bir vicdan duygusuna sahiptir.
“She listened to her conscience and returned the wallet she found to its owner.”
Vicdanını dinledi ve bulduğu cüzdanı sahibine geri verdi.
“A guilty conscience can keep you awake at night, replaying your mistakes.”
Suçlu bir vicdan, hatalarınızı tekrar tekrar canlandırarak sizi gece uyanık tutabilir.
“He acted against his conscience when he signed the unfair contract.”
Haksız sözleşmeyi imzaladığında vicdanına karşı hareket etti.
“Many people believe that conscience is a universal human trait, not learned but innate.”
Birçok insan vicdanın evrensel bir insan özelliği olduğuna, öğrenilmiş değil doğuştan geldiğine inanır.
“Her conscience was at peace after she apologized sincerely for her harsh words.”
Sert sözleri için içtenlikle özür diledikten sonra vicdanı huzur buldu.
Eş anlamlılar