concern
//kənˈsɜːrn//
Çeviri
ilgilendirmek, alakadar etmek
Tanım
Concern fiili, bir konunun veya durumun bir kişiyle doğrudan ilgili olduğunu veya onu etkilediğini ifade eder. Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda kullanılır ve bir şeyin birini kişisel olarak bağladığını veya onun sorumluluğunda olduğunu vurgular. Örneğin, bir kararın bir grubu ilgilendirmesi veya bir meselenin herkesi alakadar etmesi gibi durumlarda tercih edilir. Bu kullanım, bir eylemin veya durumun kapsamını belirtirken sıkça görülür.
Örnek
“This matter concerns all employees, so everyone must attend the meeting.”
Bu mesele tüm çalışanları ilgilendiriyor, bu yüzden herkes toplantıya katılmalı.
“The new regulations concern only international students.”
Yeni düzenlemeler yalnızca uluslararası öğrencileri ilgilendiriyor.
“Her decision concerns the future of the entire project.”
Onun kararı tüm projenin geleceğini ilgilendiriyor.
“The changes in tax law concern small business owners the most.”
Vergi yasasındaki değişiklikler en çok küçük işletme sahiplerini ilgilendiriyor.
“This issue concerns public health, so we need to act quickly.”
Bu konu halk sağlığını ilgilendiriyor, bu yüzden hızlı hareket etmeliyiz.
“The debate concerns the allocation of resources in the budget.”
Tartışma, bütçedeki kaynakların dağıtımını ilgilendiriyor.
“His speech concerned the importance of environmental protection.”
Konuşması çevre korumanın önemini ilgilendiriyordu.
“The new policy concerns how data is shared between departments.”
Yeni politika, verilerin departmanlar arasında nasıl paylaşıldığını ilgilendiriyor.
“These findings concern the safety of the product.”
Bu bulgular ürünün güvenliğini ilgilendiriyor.
“The court's ruling concerns all citizens, not just the parties involved.”
Mahkemenin kararı, yalnızca ilgili tarafları değil, tüm vatandaşları ilgilendiriyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1endişe, kaygıBu anlama git
- B2ilgilendirmek, alakadar etmek(bu sayfa)