commute
//kəˈmjuːt//
Çeviri
işe gidip gelmek
Tanım
Commute, genellikle ev ile iş yeri arasında düzenli olarak yapılan yolculuğu ifade eder. Bu fiil, özellikle şehir içi veya banliyölerde her gün tekrarlanan seyahatleri tanımlamak için kullanılır. Çoğunlukla toplu taşıma araçları, araba veya bisikletle yapılan bu yolculuk, günlük rutinin bir parçasıdır. Örneğin, bir kişi her sabah evinden işine metroyla gidiyorsa, bu eylem "commute" olarak adlandırılır. Kelime aynı zamanda bir isim olarak da kullanılabilir ("my daily commute" – günlük işe gidiş gelişim).
Örnek
“I commute to work by train every day.”
Her gün işe trenle gidip geliyorum.
“She commutes from the suburbs to the city center.”
Banliyöden şehir merkezine gidip geliyor.
“Many people commute long distances for their jobs.”
Birçok insan işleri için uzun mesafeler kat ediyor.
“He commutes by bicycle to save money.”
Para biriktirmek için bisikletle gidip geliyor.
“The traffic is terrible, so I prefer to commute by subway.”
Trafik berbat, bu yüzden metroyu tercih ediyorum.
“They commute together to share the driving.”
Arabayı paylaşmak için birlikte gidip geliyorlar.
“My commute takes about an hour each way.”
İşe gidiş gelişim her yön için yaklaşık bir saat sürüyor.
“After the pandemic, fewer people commute to the office.”
Pandemiden sonra daha az insan ofise gidip geliyor.
“She commutes to university from a nearby town.”
Yakındaki bir kasabadan üniversiteye gidip geliyor.
“I hate commuting in rush hour because of the crowds.”
Yoğun saatlerde kalabalık yüzünden gidip gelmekten nefret ediyorum.
Eş anlamlılar