cling
//klɪŋ//
Çeviri
sıkıca tutunmak, yapışmak
Tanım
Cling, bir şeye sıkıca tutunmak veya bir yüzeye yapışmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle fiziksel bir nesneye sıkıca sarılmayı veya bir şeyin yüzeyine yapışık kalmayı ifade eder. Bu kelime, aynı zamanda duygusal bağlamda birine veya bir fikre sıkı sıkıya bağlı kalmayı da anlatabilir. Örneğin, bir çocuğun annesine sarılması veya bir yaprağın dala tutunması gibi durumlarda kullanılır. Cling, genellikle zorluk veya tehlike anında bir şeye tutunma ihtiyacını vurgular.
Örnek
“The wet shirt clung to his skin.”
Islak gömlek tenine yapıştı.
“She clung to her mother's hand in the crowded market.”
Kalabalık pazarda annesinin eline sıkıca tutundu.
“The child clung to the edge of the pool, afraid to let go.”
Çocuk havuzun kenarına sıkıca tutundu, bırakmaktan korkuyordu.
“Old habits cling to us even when we try to change.”
Eski alışkanlıklar, değişmeye çalışsak bile bize yapışır.
“The smell of smoke clung to her clothes long after the fire was out.”
Yangın söndükten uzun süre sonra bile duman kokusu kıyafetlerine yapıştı.
“He clung to the hope that she would return one day.”
Bir gün geri döneceği umuduna sıkı sıkıya tutundu.
“The ivy clings to the old stone wall.”
Sarmaşık eski taş duvara yapışır.
“In the storm, the sailors clung to the mast for safety.”
Fırtınada denizciler güvenlik için direğe sıkıca tutundu.
“She clung to her beliefs despite everyone's criticism.”
Herkesin eleştirisine rağmen inançlarına sıkı sıkıya bağlı kaldı.
“The baby clung to its father's neck, not wanting to be put down.”
Bebek babasının boynuna sıkıca sarıldı, yere bırakılmak istemiyordu.
Eş anlamlılar