clash
//klæʃ//
Çeviri
çatışma, çarpışma
Tanım
Clash, genellikle iki veya daha fazla taraf arasında çıkan şiddetli anlaşmazlık, kavga veya fiziksel çarpışmayı ifade eder. Bu kelime, fikirlerin, çıkarların veya grupların birbiriyle uyumsuz olduğu durumlarda kullanılır. Örneğin, siyasi protestolar sırasında polis ile göstericiler arasında yaşanan arbede bir clash olarak adlandırılabilir. Aynı zamanda, renklerin veya stillerin birbirine uymaması gibi soyut çatışmaları da anlatabilir. Günlük dilde, bir tartışmanın kavgaya dönüşmesi veya iki takımın sert rekabeti de clash ile ifade edilir.
Örnek
“The two armies clashed at dawn near the river.”
İki ordu şafak vakti nehrin yakınında çatıştı.
“Their opinions clashed during the meeting, causing a heated debate.”
Toplantı sırasında fikirleri çatıştı ve hararetli bir tartışmaya yol açtı.
“The red curtains clash with the blue carpet in the living room.”
Kırmızı perdeler oturma odasındaki mavi halıyla uyumsuz.
“Police clashed with protesters in the city center last night.”
Dün gece polis, şehir merkezinde protestocularla çatıştı.
“Their personalities clashed from the very first day they met.”
Tanıştıkları ilk günden itibaren kişilikleri çatıştı.
“The clash between the two rival gangs left three people injured.”
İki rakip çete arasındaki çatışma üç kişinin yaralanmasına neden oldu.
“She tried to avoid a clash with her boss over the project deadline.”
Proje teslim tarihi konusunda patronuyla çatışmaktan kaçınmaya çalıştı.
“The clash of swords could be heard from the battlefield.”
Kılıçların çarpışma sesi savaş alanından duyulabiliyordu.
“There was a clash of cultures when the company expanded overseas.”
Şirket yurt dışına açıldığında bir kültür çatışması yaşandı.
“The football match ended in a clash between the fans of both teams.”
Futbol maçı, her iki takımın taraftarları arasında bir çatışmayla sona erdi.
Eş anlamlılar