chancellor

//ˈtʃænsələr//

İsimler
B2

Çeviri

şansölye

Tanım

Chancellor, genellikle bir üniversitenin veya eğitim kurumunun en üst düzey yöneticisi olup, akademik ve idari işlerden sorumlu kişidir. Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde hükümet başkanı anlamında da kullanılır, ancak burada en yaygın anlamı olan üniversite yöneticisi üzerinde durulmaktadır. Bir üniversitede şansölye, kurumun stratejik planlamasını yapar, bütçeyi yönetir ve akademik personeli denetler. Bu unvan, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yükseköğretim kurumlarında kullanılır ve genellikle saygın bir liderlik pozisyonunu ifade eder. Öğrenciler ve akademisyenler arasında bir köprü görevi görür, kurumun itibarını korur ve geliştirir.

Örnek

  • The chancellor announced a new scholarship program for international students.

    Şansölye, uluslararası öğrenciler için yeni bir burs programı duyurdu.

  • As chancellor, she oversees the university's budget and academic policies.

    Şansölye olarak, üniversitenin bütçesini ve akademik politikalarını denetler.

  • The chancellor met with faculty members to discuss curriculum changes.

    Şansölye, müfredat değişikliklerini görüşmek üzere öğretim üyeleriyle bir araya geldi.

  • Students protested outside the chancellor's office demanding lower tuition fees.

    Öğrenciler, daha düşük harç ücretleri talep ederek şansölyenin ofisi önünde protesto yaptı.

  • The chancellor delivered a speech at the graduation ceremony.

    Şansölye, mezuniyet töreninde bir konuşma yaptı.

  • A new chancellor was appointed after the previous one retired.

    Önceki şansölye emekli olduktan sonra yeni bir şansölye atandı.

  • The chancellor's decision to cut research funding was controversial.

    Şansölyenin araştırma fonlarını kesme kararı tartışmalıydı.

  • She worked closely with the chancellor to improve campus facilities.

    Kampüs olanaklarını iyileştirmek için şansölyeyle yakın çalıştı.

  • The chancellor emphasized the importance of diversity in higher education.

    Şansölye, yükseköğretimde çeşitliliğin önemini vurguladı.

  • He was invited to a meeting with the chancellor and other university leaders.

    Şansölye ve diğer üniversite liderleriyle bir toplantıya davet edildi.

Eş anlamlılar

rektör
başkan
yönetici
dekan

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…