boycott

//ˈbɔɪkɒt//

İsimler
B2

Çeviri

boykot

Tanım

Boykot, bir kişi, kurum, ürün veya etkinliğe karşı, genellikle siyasi veya ekonomik bir protesto amacıyla, kasıtlı olarak katılmama veya onu desteklememe eylemidir. Bu eylem, bir haksızlığı veya adaletsizliği protesto etmek, değişim talep etmek veya belirli bir politikayı reddetmek için bireyler veya gruplar tarafından organize edilebilir. Boykot, pasif direnişin bir biçimi olarak da görülür ve genellikle tüketicilerin bir ürünü satın almaması, bir şirketin hizmetlerini kullanmaması veya bir etkinliğe katılmaması şeklinde uygulanır. Örneğin, bir ülkenin insan hakları ihlallerine karşı uluslararası bir boykot düzenlenebilir veya çevreye zarar veren bir şirketin ürünleri tüketiciler tarafından boykot edilebilir. Boykot, sivil toplumun sesini duyurmasının etkili bir yolu olarak kabul edilir.

Örnek

  • Many people decided to boycott the company due to its unethical labor practices.

    Birçok kişi, etik olmayan işgücü uygulamaları nedeniyle şirketi boykot etmeye karar verdi.

  • The students organized a boycott of the cafeteria to protest the price increase.

    Öğrenciler, fiyat artışını protesto etmek için kafeteryayı boykot etme eylemi düzenledi.

  • Activists called for a boycott of the election, claiming it was unfair.

    Aktivistler, seçimin adil olmadığını iddia ederek seçimi boykot çağrısı yaptı.

  • The international community imposed a boycott on goods from that country.

    Uluslararası toplum, o ülkeden gelen mallara boykot uyguladı.

  • She refused to buy their products as part of a personal boycott.

    Kişisel bir boykotun parçası olarak onların ürünlerini satın almayı reddetti.

  • The boycott of the event led to its cancellation due to low attendance.

    Etkinliğin boykot edilmesi, düşük katılım nedeniyle iptal edilmesine yol açtı.

  • Farmers threatened a boycott if the government did not address their demands.

    Çiftçiler, hükümet taleplerini karşılamazsa boykot tehdidinde bulundu.

  • The boycott was widely supported on social media, gaining global attention.

    Boykot, sosyal medyada geniş çapta desteklendi ve küresel ilgi gördü.

  • During the protest, they called for a boycott of all products made with child labor.

    Protesto sırasında, çocuk işçiliğiyle yapılan tüm ürünlerin boykot edilmesi çağrısında bulundular.

  • The boycott lasted for months, but eventually the company changed its policies.

    Boykot aylarca sürdü, ancak sonunda şirket politikalarını değiştirdi.

Eş anlamlılar

ambargo
protesto
dışlama
abluka

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…