bounds

//baʊndz//

İsimler
B2

Çeviri

sınırlar, hudutlar

Tanım

Bounds, bir şeyin kapsamını, alanını veya erişebileceği en uç noktaları belirleyen sınırlar veya hudutlar anlamına gelir. Bu kelime genellikle fiziksel bir alanın (örneğin bir arazinin) çizilmiş sınırları için kullanıldığı gibi, soyut kavramların (örneğin bilgi, yetki veya davranış) kısıtlamalarını ifade etmek için de yaygındır. Günlük dilde 'sınırları aşmak' veya 'belirli bir alanın dışına çıkmamak' gibi bağlamlarda karşımıza çıkar. Resmi ve teknik metinlerde de sıkça kullanılan bu kelime, bir şeyin ne kadar ileri gidebileceğini tanımlar. Örneğin, bir projenin bütçe sınırları veya bir oyun alanının fiziksel sınırları 'bounds' olarak adlandırılabilir.

Örnek

  • The dog ran beyond the bounds of the yard.

    Köpek, bahçenin sınırlarının ötesine koştu.

  • His curiosity knows no bounds.

    Merakının sınırı yok.

  • We must stay within the bounds of the law.

    Yasanın sınırları içinde kalmalıyız.

  • The project went beyond the bounds of the original budget.

    Proje, orijinal bütçenin sınırlarını aştı.

  • She pushed the bounds of her physical endurance.

    Fiziksel dayanıklılığının sınırlarını zorladı.

  • The property bounds are clearly marked with fences.

    Mülk sınırları çitlerle açıkça işaretlenmiştir.

  • In mathematics, the function is defined within certain bounds.

    Matematikte, fonksiyon belirli sınırlar içinde tanımlanır.

  • His behavior exceeded the bounds of acceptable conduct.

    Davranışı, kabul edilebilir davranış sınırlarını aştı.

  • The park's bounds extend to the river.

    Parkın sınırları nehre kadar uzanır.

  • We need to set clear bounds for this discussion.

    Bu tartışma için net sınırlar belirlemeliyiz.

Eş anlamlılar

sınırlar
hudutlar
kısıtlamalar
çerçeve
limitler

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…