boast

//boʊst//

Fiiller
B2

Çeviri

övünmek, böbürlenmek

Tanım

Boast, bir kişinin kendi başarıları, sahip oldukları veya yetenekleri hakkında abartılı veya gururlu bir şekilde konuşması anlamına gelir. Genellikle olumsuz bir çağrışım taşır ve kişinin kendini beğenmiş veya kibirli görünmesine neden olabilir. Bu fiil, bir şeyle gurur duyma ve bunu başkalarına duyurma eylemini ifade eder. Örneğin, bir kişi yeni bir araba aldığında sürekli olarak bundan bahsediyorsa, bu bir övünme davranışı olarak değerlendirilebilir. Boast, resmi olmayan konuşmalarda sıkça kullanılır ve genellikle kişinin kendini diğerlerinden üstün gösterme çabasını yansıtır.

Örnek

  • He always boasts about his expensive watch.

    Her zaman pahalı saatiyle övünür.

  • She boasted that she had scored the highest mark in the exam.

    Sınavda en yüksek puanı aldığı için böbürlendi.

  • The company boasts a record profit this year.

    Şirket bu yıl rekor kâr elde ettiği için övünüyor.

  • Stop boasting about your achievements; it's annoying.

    Başarılarınla övünmeyi bırak; bu sinir bozucu.

  • He boasted to his friends that he could run faster than anyone.

    Arkadaşlarına herkesten daha hızlı koşabildiği için övündü.

  • The city boasts several historic landmarks.

    Şehir birkaç tarihi simge yapıya sahip olmakla övünür.

  • She doesn't like to boast, but she is very talented.

    Övünmekten hoşlanmaz, ama çok yeteneklidir.

  • They boasted about their new house for hours.

    Saatlerce yeni evleriyle övündüler.

  • He boasted that he had never lost a game of chess.

    Hiçbir satranç oyununu kaybetmediği için böbürlendi.

  • The restaurant boasts a Michelin star.

    Restoran bir Michelin yıldızına sahip olmakla övünür.

Eş anlamlılar

böbürlenmek
gururlanmak
kibirlenmek
övünmek

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…