bill
//bɪl//
Çeviri
banka notu, kağıt para
Tanım
İngilizcede 'bill', bir banka tarafından çıkarılan ve yasal ödeme aracı olarak kullanılan kağıt parayı ifade eder. Günlük hayatta nakit işlemlerde sıkça kullanılan bu terim, özellikle ABD ve Kanada'da banknotlar için yaygındır. Örneğin, 'dollar bill' (dolar banknotu) veya 'ten-dollar bill' (on dolarlık banknot) gibi ifadelerle karşılaşabilirsiniz. Bu anlamıyla 'bill', madeni paralardan (coins) farklı olarak kağıt formundaki parayı belirtir ve genellikle belirli bir değeri temsil eder.
Örnek
“Can you break this 50-dollar bill into smaller bills?”
Bu 50 dolarlık banknotu daha küçük banknotlara bölebilir misin?
“He pulled a crumpled bill from his pocket to pay for the coffee.”
Kahvenin parasını ödemek için cebinden buruşuk bir banknot çıkardı.
“The counterfeit bill was detected by the store's security system.”
Sahte banknot, mağazanın güvenlik sistemi tarafından tespit edildi.
“She received a crisp new 100-dollar bill as a birthday gift.”
Doğum günü hediyesi olarak yepyeni bir 100 dolarlık banknot aldı.
“The vending machine only accepts coins, not bills.”
Otomat sadece bozuk para kabul ediyor, banknot kabul etmiyor.
“I need to exchange these euros for dollar bills before my trip.”
Seyahatimden önce bu euroları dolar banknotlarına çevirmem gerekiyor.
“The old 20-pound bill is no longer in circulation.”
Eski 20 sterlinlik banknot artık dolaşımda değil.
“He carefully folded the bill and put it in his wallet.”
Banknotu dikkatlice katlayıp cüzdanına koydu.
“The bank teller counted the bills quickly and handed them to the customer.”
Banka veznedarı banknotları hızla saydı ve müşteriye verdi.
“A five-dollar bill is often used as a tip in restaurants.”
Beş dolarlık banknot genellikle restoranlarda bahşiş olarak kullanılır.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2fatura (ödeme belgesi)Bu anlama git
- B1gaga (kuş)Bu anlama git
- B2banka notu (kağıt para)(bu sayfa)