battery

//ˈbætəri//

İsimler
B2

Çeviri

darp, saldırı (hukuk)

Tanım

Hukuki bağlamda battery, bir kişiye izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde fiziksel temas veya şiddet uygulanması anlamına gelir. Bu suç unsuru, genellikle assault (tehdit) ile birlikte ele alınır; ancak battery, fiili bir fiziksel teması veya zararı gerektirir. Ceza hukukunda, mağdurun rızası olmadan gerçekleşen her türlü fiziksel müdahale battery kapsamına girebilir. Örneğin, bir kavgada yumruk atmak veya birini itmek battery suçunu oluşturur. Bu terim, özellikle Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde yaygındır ve Türk hukukundaki 'kasten yaralama' veya 'darp' kavramlarına karşılık gelir.

Örnek

  • The defendant was charged with battery after punching the victim in the face.

    Sanık, kurbanın yüzüne yumruk attığı için darp suçuyla suçlandı.

  • In court, the prosecutor argued that the push constituted battery, not just assault.

    Mahkemede savcı, itme eyleminin sadece tehdit değil, aynı zamanda darp olduğunu savundu.

  • He was found guilty of battery for slapping his neighbor during an argument.

    Bir tartışma sırasında komşusuna tokat attığı için darp suçundan suçlu bulundu.

  • The legal definition of battery requires actual physical contact without consent.

    Darpın yasal tanımı, rıza olmaksızın fiili fiziksel temas gerektirir.

  • She filed a civil lawsuit for battery after the security guard grabbed her arm forcefully.

    Güvenlik görevlisi kolunu zorla tuttuğu için darp nedeniyle hukuk davası açtı.

  • The police report detailed the battery incident, including bruises on the victim's body.

    Polis raporu, kurbanın vücudundaki morluklar da dahil olmak üzere darp olayını ayrıntılı olarak anlattı.

  • In many jurisdictions, battery is considered a misdemeanor unless it causes serious injury.

    Birçok yargı bölgesinde, ciddi yaralanmaya yol açmadıkça darp kabahat olarak kabul edilir.

  • The teacher was accused of battery for hitting a student with a ruler.

    Öğretmen, bir öğrenciye cetvelle vurduğu için darp ile suçlandı.

  • He avoided a battery charge by proving the contact was accidental.

    Temasın kazara olduğunu kanıtlayarak darp suçlamasından kurtuldu.

  • The victim testified that the battery left her with lasting emotional trauma.

    Kurban, darp olayının kendisinde kalıcı duygusal travma bıraktığını ifade etti.

Eş anlamlılar

darp
fiziksel saldırı
müessir fiil
vurma

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…