bass
//beɪs//
Çeviri
levrek
Tanım
Bass, tatlı su ve tuzlu suda yaşayan, eti lezzetli bir balık türüdür. Genellikle spor balıkçılığında ve mutfakta değerli bir av olarak bilinir. Levrek, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa sularında yaygındır; gümüşi pulları ve güçlü yapısıyla tanınır. Bu kelime, balık türünü ifade ederken kullanılır ve günlük konuşmada sıkça karşılaşılır.
Örnek
“We caught a large bass in the lake yesterday.”
Dün gölde büyük bir levrek yakaladık.
“The restaurant serves grilled bass with lemon butter sauce.”
Restoran, limonlu tereyağı sosuyla ızgara levrek servis ediyor.
“He spent the whole afternoon fishing for bass.”
Bütün öğleden sonrayı levrek avlayarak geçirdi.
“Bass is a popular choice for fish tacos.”
Levrek, balık taco için popüler bir seçimdir.
“The bass in this river are known to be very aggressive.”
Bu nehirdeki levreklerin çok saldırgan olduğu bilinir.
“She ordered the pan-seared bass with vegetables.”
Sebzelerle birlikte tavada kızartılmış levrek sipariş etti.
“The bass jumped out of the water and splashed us.”
Levrek sudan fırladı ve üzerimize su sıçrattı.
“We need a stronger fishing line to catch bass here.”
Burada levrek yakalamak için daha güçlü bir olta ipine ihtiyacımız var.
“The local market sells fresh bass every morning.”
Yerel pazar her sabah taze levrek satar.
“He learned how to fillet a bass from his grandfather.”
Büyükbabasından levrek fileto yapmayı öğrendi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1isim — bas (ses/müzik)Bu anlama git
- B2isim — levrek (balık)(bu sayfa)