awareness
//əˈwɛrnəs//
Çeviri
farkındalık
Tanım
Farkındalık, bir durumun, olayın, duygunun veya gerçeğin bilincinde olma halidir. Bu kelime genellikle kişisel gelişim, psikoloji ve sosyal konularda kullanılır; bir şeyin varlığını veya önemini anlama ve ona dikkat etme becerisini ifade eder. Örneğin, çevre bilinci veya duygusal farkındalık gibi kavramlarda sıkça geçer. Günlük hayatta, bir sorunun veya ihtiyacın farkında olmayı da tanımlar.
Örnek
“Environmental awareness has increased significantly in recent years.”
Çevresel farkındalık son yıllarda önemli ölçüde arttı.
“She showed great awareness of the cultural differences during the meeting.”
Toplantı sırasında kültürel farklılıklar konusunda büyük bir farkındalık gösterdi.
“Meditation can help improve your emotional awareness.”
Meditasyon, duygusal farkındalığınızı geliştirmeye yardımcı olabilir.
“The campaign aims to raise awareness about mental health issues.”
Kampanya, ruh sağlığı sorunları hakkında farkındalık yaratmayı amaçlıyor.
“His lack of awareness about the risks led to the accident.”
Riskler konusundaki farkındalık eksikliği kazaya yol açtı.
“Social awareness is crucial for building inclusive communities.”
Sosyal farkındalık, kapsayıcı topluluklar oluşturmak için çok önemlidir.
“Children develop self-awareness as they grow older.”
Çocuklar büyüdükçe öz farkındalık geliştirirler.
“The workshop focused on increasing awareness of body language.”
Atölye çalışması, beden dili farkındalığını artırmaya odaklandı.
“There is a growing awareness of the need for sustainable living.”
Sürdürülebilir yaşam ihtiyacı konusunda artan bir farkındalık var.
“Her awareness of the problem allowed her to act quickly.”
Sorunun farkındalığı, hızlı hareket etmesini sağladı.
Eş anlamlılar