astonish
//əˈstɒnɪʃ//
Çeviri
şaşırtmak, hayrete düşürmek
Tanım
Astonish, bir kişinin beklemediği, alışılmadık veya olağanüstü bir olay, durum ya da bilgi karşısında derin bir şaşkınlık, hayret veya şok duymasına neden olmak anlamına gelir. Bu fiil, genellikle olumlu veya olumsuz güçlü bir etki yaratan durumlar için kullanılır; örneğin bir başarı, bir sürpriz ya da beklenmedik bir haber karşısında hissedilen yoğun şaşkınlığı ifade eder. Günlük konuşmada 'astonish' fiili, 'surprise' kelimesine göre daha güçlü bir etki taşır; bir şeyin sizi sadece şaşırtmakla kalmayıp adeta afallattığını belirtir. Bu kelime, hem resmi hem de günlük dilde kullanılabilir ve genellikle 'be astonished by/at something' yapısıyla veya 'it astonishes me that...' şeklinde cümlelerde yer alır.
Örnek
“The magician's final trick astonished the entire audience.”
Sihirbazın son numarası tüm izleyiciyi hayrete düşürdü.
“I was astonished by how quickly she learned to play the piano.”
Piyano çalmayı ne kadar çabuk öğrendiğine hayret ettim.
“It astonishes me that he still believes those old rumors.”
Hâlâ o eski söylentilere inanıyor olması beni şaşırtıyor.
“The scientist's discovery astonished the whole world.”
Bilim insanının keşfi tüm dünyayı şaşkına çevirdi.
“We were astonished to find the lost treasure in such a small box.”
Kayıp hazineyi bu kadar küçük bir kutuda bulunca afalladık.
“Her bravery in the face of danger astonished everyone.”
Tehlike karşısındaki cesareti herkesi hayrete düşürdü.
“The news of his resignation astonished his colleagues.”
İstifa haberi meslektaşlarını şaşkına çevirdi.
“I am astonished at the level of detail in this painting.”
Bu tablodaki detay seviyesine hayret ediyorum.
“It astonished the coach that the team lost after such a strong start.”
Takımın bu kadar güçlü bir başlangıçtan sonra kaybetmesi antrenörü şaşırttı.
“The children were astonished by the size of the elephant.”
Çocuklar filin büyüklüğü karşısında şaşkına döndü.
Eş anlamlılar