anticipate
//ænˈtɪsɪpeɪt//
Çeviri
beklemek, tahmin etmek, öngörmek
Tanım
Anticipate, bir olayın veya durumun gelecekte gerçekleşeceğini önceden bilmek, tahmin etmek veya bu olaya hazırlıklı olmak anlamına gelir. Genellikle olumlu veya olumsuz bir sonucu öngörme ve buna uygun davranma durumlarında kullanılır. Örneğin, bir toplantıda sorulacak soruları önceden tahmin edip cevaplar hazırlamak anticipate etmektir. Bu kelime aynı zamanda bir şeyi sabırsızlıkla beklemek anlamında da kullanılabilir, ancak burada daha çok öngörü ve hazırlık yönü vurgulanır. Günlük hayatta planlama, risk yönetimi ve kişisel ilişkilerde sıkça karşımıza çıkar.
Örnek
“We anticipate a large crowd at the concert tonight.”
Bu gece konserde büyük bir kalabalık bekliyoruz.
“She anticipated his needs and brought him a glass of water.”
Onun ihtiyaçlarını öngördü ve ona bir bardak su getirdi.
“The company anticipates an increase in sales next quarter.”
Şirket önümüzdeki çeyrekte satışlarda bir artış öngörüyor.
“He failed to anticipate the consequences of his actions.”
Eylemlerinin sonuçlarını öngöremedi.
“We anticipate that the project will be completed by June.”
Projenin Haziran ayına kadar tamamlanacağını tahmin ediyoruz.
“The dog anticipated its owner's arrival and waited by the door.”
Köpek sahibinin gelişini öngördü ve kapının yanında bekledi.
“Economists anticipate a recession in the coming months.”
Ekonomistler önümüzdeki aylarda bir durgunluk bekliyor.
“She anticipated the question and prepared a detailed answer.”
Soruyu öngördü ve ayrıntılı bir cevap hazırladı.
“The team anticipated the opponent's strategy and adjusted their game plan.”
Takım, rakibin stratejisini öngördü ve oyun planını ayarladı.
“We didn't anticipate such a strong reaction from the audience.”
Seyirciden bu kadar güçlü bir tepki beklemiyorduk.
Eş anlamlılar