activate
//ˈæktɪveɪt//
Çeviri
etkinleştirmek, harekete geçirmek
Tanım
Bir şeyi çalışır hale getirmek, işlevsel kılmak veya bir süreci başlatmak anlamına gelir. Genellikle teknoloji, mekanizmalar veya soyut kavramlar için kullanılır. Örneğin bir yazılım özelliğini açmak, bir alarmı kurmak veya bir planı uygulamaya koymak bu fiille ifade edilir. Günlük hayatta bir düğmeye basarak cihazı çalıştırmaktan, bir kişiyi bir eyleme teşvik etmeye kadar geniş bir kullanım alanı vardır.
Örnek
“Please activate the alarm before leaving the house.”
Lütfen evden çıkmadan önce alarmı etkinleştirin.
“You need to activate your account by clicking the link in the email.”
E-postadaki bağlantıya tıklayarak hesabınızı etkinleştirmeniz gerekiyor.
“The new software will activate a range of advanced features.”
Yeni yazılım, bir dizi gelişmiş özelliği etkinleştirecek.
“Heat activates the chemical reaction in the mixture.”
Isı, karışımdaki kimyasal reaksiyonu harekete geçirir.
“The emergency plan was activated immediately after the earthquake.”
Depremin hemen ardından acil durum planı etkinleştirildi.
“Press the button to activate the machine.”
Makineyi harekete geçirmek için düğmeye basın.
“Exercise helps activate your muscles and improve blood circulation.”
Egzersiz, kaslarınızı harekete geçirmeye ve kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur.
“The security system activates automatically when the door is locked.”
Kapı kilitlendiğinde güvenlik sistemi otomatik olarak etkinleşir.
“We need to activate the community to participate in the clean-up event.”
Temizlik etkinliğine katılmak için topluluğu harekete geçirmeliyiz.
“The virus can activate after lying dormant for years.”
Virüs, yıllarca uykuda kaldıktan sonra etkinleşebilir.
Eş anlamlılar