tough
//tʌf//
Çeviri
zor, sert
Tanım
'Tough' kelimesi, fiziksel olarak dayanıklı, güçlü veya zorlu bir durumu, görevi veya malzemeyi tanımlamak için kullanılır. Bir şeyin yapılmasının çaba, dayanıklılık veya beceri gerektirdiğini ifade eder. Örneğin, zor bir sınav, dayanıklı bir malzeme veya zorlu bir rakip için kullanılabilir. Bu anlamıyla, hem somut hem de soyut zorlukları kapsar ve genellikle karşılaşılan engellerin üstesinden gelmek için gereken direnci vurgular. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır.
Örnek
“The math exam was really tough; many students couldn't finish it.”
Matematik sınavı gerçekten zordu; birçok öğrenci bitiremedi.
“This leather is very tough and durable.”
Bu deri çok sert ve dayanıklı.
“He had a tough childhood, but he never gave up.”
Zor bir çocukluk geçirdi ama asla pes etmedi.
“It's a tough decision to make, so take your time.”
Bu, verilmesi zor bir karar, o yüzden acele etme.
“The competition will be tough this year.”
Bu yıl rekabet sert olacak.
“She is known for her tough leadership style.”
Sert liderlik tarzıyla tanınır.
“Climbing that mountain is a tough challenge.”
O dağa tırmanmak zorlu bir meydan okumadır.
“The steak was too tough to cut with a regular knife.”
Biftek, normal bir bıçakla kesilemeyecek kadar sertti.
“We face tough economic conditions at the moment.”
Şu anda zorlu ekonomik koşullarla karşı karşıyayız.
“You need to be tough to survive in this industry.”
Bu sektörde hayatta kalmak için sert/güçlü olmalısın.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1zor, sert, güç(bu sayfa)
- B2dayanıklı, sağlamBu anlama git
- C1sert, acımasızBu anlama git