take

//teɪk//

Fiiller
B1

Çeviri

sürmek, zaman almak

Tanım

Take fiili, bir eylemin veya sürecin tamamlanması için gereken zamanı ifade ederken kullanılır. Bu kullanımda, özne genellikle bir iş, aktivite veya yolculuk olur ve ardından bir zaman dilimi belirtilir. Örneğin, 'The meeting takes two hours' cümlesinde toplantının iki saat sürdüğü anlatılır. Günlük konuşmalarda sıkça tercih edilen bu yapı, planlama ve zaman yönetimi bağlamlarında önemlidir.

Örnek

  • It takes about 30 minutes to drive to the airport.

    Havalimanına arabayla gitmek yaklaşık 30 dakika sürer.

  • How long does it take to finish this report?

    Bu raporu bitirmek ne kadar zaman alır?

  • The journey takes three hours by train.

    Trenle yolculuk üç saat sürer.

  • It took me a whole day to clean the house.

    Evi temizlemek tam bir günümü aldı.

  • Learning a new language takes time and patience.

    Yeni bir dil öğrenmek zaman ve sabır gerektirir.

  • The exam takes two hours, so you have enough time.

    Sınav iki saat sürer, yani yeterli zamanınız var.

  • It took them several weeks to recover from the illness.

    Hastalıktan kurtulmaları birkaç hafta sürdü.

  • How long does it take for the paint to dry?

    Boya kuruyana kadar ne kadar zaman alır?

  • The project took longer than expected because of the delays.

    Proje, gecikmeler yüzünden beklenenden daha uzun sürdü.

  • It takes only five minutes to walk to the station from here.

    Buradan istasyona yürümek sadece beş dakika sürer.

Eş anlamlılar

sürmek
zaman almak
gerektirmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.