swing

//swɪŋ//

İsimler
B1

Çeviri

salıncak

Tanım

Salıncak, genellikle bir oyun parkında bulunan, bir çerçeveye asılı bir koltuk veya tahtadan oluşan eğlence aracıdır. İleri geri sallanma hareketi yapılmasını sağlar ve çocukların en sevdiği oyun alanı ekipmanlarından biridir. Kullanımı basittir: kişi oturur ve ayaklarıyla iterek veya bir başkası tarafından itilerek salınmaya başlar. Hem çocuklar hem de yetişkinler için keyifli bir aktivite sunar.

Örnek

  • The children love to play on the swing in the park.

    Çocuklar parktaki salıncakta oynamayı çok seviyor.

  • Can you push me on the swing, please?

    Lütfen beni salıncakta itebilir misin?

  • There are two swings and a slide in our garden.

    Bahçemizde iki salıncak ve bir kaydırak var.

  • She went so high on the swing that she almost touched the tree branch.

    Salıncakta o kadar yükseğe çıktı ki neredeyse ağaç dalına değdi.

  • The old wooden swing creaks every time it moves.

    Eski ahşap salıncak her hareket ettiğinde gıcırdıyor.

  • We need to repair the chain on this swing; it's rusty.

    Bu salıncağın zincirini tamir etmemiz gerekiyor; paslanmış.

  • My little brother is too scared to go on the big swing alone.

    Küçük kardeşim büyük salıncağa tek başına binmekten çok korkuyor.

  • The playground has a special baby swing with a safety belt.

    Oyun parkında emniyet kemerli özel bir bebek salıncağı var.

  • They spent the whole afternoon taking turns on the swing.

    Bütün öğleden sonrayı salıncakta sırayla binerek geçirdiler.

  • Be careful not to stand too close when someone is using the swing.

    Biri salıncak kullanırken çok yakında durmamaya dikkat et.

Eş anlamlılar

salıncaklık
sallanacak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…