swing
//swɪŋ//
Çeviri
salıncak
Tanım
Salıncak, genellikle bir oyun parkında bulunan, bir çerçeveye asılı bir koltuk veya tahtadan oluşan eğlence aracıdır. İleri geri sallanma hareketi yapılmasını sağlar ve çocukların en sevdiği oyun alanı ekipmanlarından biridir. Kullanımı basittir: kişi oturur ve ayaklarıyla iterek veya bir başkası tarafından itilerek salınmaya başlar. Hem çocuklar hem de yetişkinler için keyifli bir aktivite sunar.
Örnek
“The children love to play on the swing in the park.”
Çocuklar parktaki salıncakta oynamayı çok seviyor.
“Can you push me on the swing, please?”
Lütfen beni salıncakta itebilir misin?
“There are two swings and a slide in our garden.”
Bahçemizde iki salıncak ve bir kaydırak var.
“She went so high on the swing that she almost touched the tree branch.”
Salıncakta o kadar yükseğe çıktı ki neredeyse ağaç dalına değdi.
“The old wooden swing creaks every time it moves.”
Eski ahşap salıncak her hareket ettiğinde gıcırdıyor.
“We need to repair the chain on this swing; it's rusty.”
Bu salıncağın zincirini tamir etmemiz gerekiyor; paslanmış.
“My little brother is too scared to go on the big swing alone.”
Küçük kardeşim büyük salıncağa tek başına binmekten çok korkuyor.
“The playground has a special baby swing with a safety belt.”
Oyun parkında emniyet kemerli özel bir bebek salıncağı var.
“They spent the whole afternoon taking turns on the swing.”
Bütün öğleden sonrayı salıncakta sırayla binerek geçirdiler.
“Be careful not to stand too close when someone is using the swing.”
Biri salıncak kullanırken çok yakında durmamaya dikkat et.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2sallamak, sallanmak (hareket)Bu anlama git
- B1ani değişim, salınımBu anlama git
- B1oyun parkı salıncağı(bu sayfa)