swing

//swɪŋ//

Fiiller
A2

Çeviri

sallamak, sallanmak

Tanım

Swing, bir nesnenin veya kişinin sabit bir noktadan serbestçe ileri geri hareket etmesini ifade eder. Bu hareket genellikle bir ip, zincir veya menteşe üzerinde asılı duran bir cismin yaptığı salınımdır. Ayrıca, bir şeyi elinizde veya bir mekanizma ile ileri geri hareket ettirmek anlamında da kullanılır. Günlük dilde en yaygın olarak salıncakta sallanmak veya bir cismi sallamak için kullanılır.

Örnek

  • The children love to swing on the playground swings.

    Çocuklar oyun parkındaki salıncaklarda sallanmayı çok sever.

  • He swung his arms as he walked down the street.

    Sokakta yürürken kollarını salladı.

  • The pendulum of the old clock swings slowly.

    Eski saatin sarkacı yavaşça sallanır.

  • Can you swing the bag over your shoulder?

    Çantayı omzunun üzerinden sallayabilir misin?

  • The monkey swung from branch to branch with ease.

    Maymun kolaylıkla daldan dala sallandı.

  • She sat on the porch swing, gently moving back and forth.

    Verandadaki salıncakta oturdu, hafifçe ileri geri sallandı.

  • The door swung open when he pushed it.

    Kapıyı ittiğinde sallanarak açıldı.

  • He likes to swing in the hammock in the garden.

    Bahçedeki hamakta sallanmayı sever.

  • The cat tried to swing its paw at the toy.

    Kedi, patisini oyuncağa doğru sallamaya çalıştı.

  • Watch how the lantern swings in the wind.

    Fenerin rüzgarda nasıl sallandığına bak.

Eş anlamlılar

salınmak
sallantı yapmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

accept

kabul etmek

Fiiller

Bir şeyi veya bir durumu onaylamak, razı olmak, almak veya sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelen fiil. Bir teklifi, özrü, hediyeyi veya gerçeği benimsemek için kullanılır.

act

hareket etmek, davranmak, rol yapmak

Fiiller

'Act' kelimesi, bir şey yapmak, davranış sergilemek veya bir rolü oynamak anlamına gelen bir fiildir. Ayrıca, bir yasa veya tiyatro oyunundaki bölüm gibi anlamlarda isim olarak da kullanılabilir. Gene…

afford

gücü yetmek, parası yetmek, karşılayabilmek

Fiiller

Bir şeyi satın almak, yapmak veya sağlamak için yeterli paraya, zamana veya kaynağa sahip olmak. Ayrıca, bir şeyi yapma riskini veya sonucunu üstlenebilmek anlamında da kullanılır.

agree

katılmak, aynı fikirde olmak

Fiiller

Bir görüş, öneri veya durum hakkında aynı düşünceyi paylaşmak, onaylamak veya uzlaşmaya varmak anlamına gelen fiil. Resmi bir anlaşmaya varmak veya bir şeyi kabul etmek için de kullanılır.

allow

izin vermek

Fiiller

Bir şeyin yapılmasına veya olmasına müsaade etmek, engel olmamak, mümkün kılmak.

appear

görünmek

Fiiller

Gözle görülür hale gelmek, ortaya çıkmak veya var olmak. Ayrıca, bir durumun veya izlenimin oluşması, belli bir şekilde algılanmak anlamında da kullanılır.

beat

dövmek, yenmek, vurmak

Fiiller

'Beat' kelimesi birçok anlam taşır. Temel olarak fiziksel olarak vurmak, dövmek anlamına gelir. Ayrıca bir yarışma veya mücadelede üstün gelmek, yenmek anlamında kullanılır. Müzikte ise ritmi, vuruşu…

become

olmak

Fiiller

Bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, haline gelmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir değişimi, gelişimi veya bir şeyin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Hem fiziksel hem de soy…

believe

inanmak

Fiiller

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğunu düşünmek; güven duymak; bir fikri, iddiayı veya kişiyi doğru kabul etmek. Hem somut gerçeklere dayalı inanç hem de inanç, güven veya iman gibi soyut kavramlar…

blow

esmek, üflemek, vurmak

Fiiller

'Blow' kelimesi, rüzgarın hareketi anlamında 'esmek', ağızdan hava çıkarmak anlamında 'üflemek' veya fiziksel bir darbe anlamında 'vurmak' gibi farklı anlamlara gelebilen çok yönlü bir fiildir. Ayrıca…