stiff

//stɪf//

Sıfatlar
B1

Çeviri

sert, katı

Tanım

Stiff, bir nesnenin veya malzemenin fiziksel olarak kolayca bükülmediği, esnek olmadığı veya şekil değiştirmediği anlamına gelir. Bu sıfat, genellikle kumaş, kâğıt, saç, eklemler veya yapılar gibi maddelerin mekanik özelliklerini tanımlamak için kullanılır. Örneğin, yeni bir kot pantolon sert olabilir veya soğuk havalarda kaslar sertleşebilir. Günlük kullanımda, esnekliğin az olduğu, katı bir yapıyı ifade eder.

Örnek

  • The new leather jacket was very stiff and needed to be broken in.

    Yeni deri ceket çok sertti ve vücuda oturması için giyilip yumuşatılması gerekiyordu.

  • After sitting for hours, my neck felt stiff and painful.

    Saatlerce oturduktan sonra boynum sert ve ağrılı hissetti.

  • She used starch to make the collar of the shirt stiff.

    Gömleğin yakasını sert yapmak için nişasta kullandı.

  • The cardboard was too stiff to fold without creasing.

    Karton, buruşturmadan katlamak için çok sertti.

  • In winter, the flag becomes stiff from the frost.

    Kışın, bayrak don nedeniyle sertleşir.

  • He walked with a stiff leg after the injury.

    Sakatlıktan sonra sert bir bacakla yürüdü.

  • The pastry dough should be stiff, not runny.

    Hamur işi hamuru akışkan değil, sert olmalı.

  • The old book's pages had turned stiff and yellow with age.

    Eski kitabın sayfaları zamanla sararmış ve sertleşmişti.

  • A stiff breeze was blowing, making the sails taut.

    Sert bir rüzgâr esiyordu ve yelkenleri gerginleştiriyordu.

  • The brush had stiff bristles, perfect for scrubbing.

    Fırçanın sert kılları vardı, ovmak için mükemmeldi.

Eş anlamlılar

sert
katı
bükülmez
esnek olmayan

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

aware

farkında

Sıfatlar

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, haberdar olma durumu. Bir olay, gerçek veya duygu hakkında bilgi sahibi olmak anlamına gelir.

minor

küçük, ikincil, azınlık

Sıfatlar

Bir şeyin daha az önemli, daha az büyük veya daha az ciddi olduğunu ifade eder. Birincil olana kıyasla ikincil konumda olan, önemsiz veya hafif. Ayrıca, yasal olarak reşit olmayan kişi (küçük) veya nü…

absolute

mutlak, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin koşulsuz, sınırsız, tartışmasız veya tam anlamıyla var olduğunu ifade eder. Hiçbir şarta bağlı olmayan, nihai, tam ve eksiksiz olan şeyleri niteler. Felsefe, matematik ve günlük dilde yaygın…

actual

gerçek, fiili

Sıfatlar

Bir şeyin görünen, varsayılan veya planlanan durumunun aksine, somut, mevcut ve doğrulanabilir olan halini ifade eder. 'Actual' kelimesi, gerçekleşmiş, var olan veya ölçülebilir olanı vurgular ve gene…

ashamed

utanmış

Sıfatlar

Bir eylem, durum veya kişiyle ilişkilendirilmekten dolayı suçluluk, mahcubiyet veya onursuzluk duygusu hissetmek. Genellikle yapılan veya yapılamayan bir şeyden, birinin davranışından veya bir durumda…

certain

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüphe veya değişiklik kabul etmeyen, mutlak olan; özel olarak tanımlanmış veya belirlenmiş olan; güvenilir, emin.

definite

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olan; tam olarak tanımlanmış veya sınırları çizilmiş; kuşku veya belirsizlik içermeyen. Bir şeyin varlığı, doğası veya özellikleri konusunda netlik ifade ede…

exact

tam, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin tam olarak doğru, hatasız, birebir uygun veya belirli bir şeyle aynı olduğunu ifade eder. Bir miktar, ölçü, zaman veya tanımın hiçbir sapma olmadan doğruluğunu vurgular.

fortunate

şanslı

Sıfatlar

İyi şansa sahip olan, talihi yaver giden, olumlu bir durum veya sonuçla karşılaşan kişi veya durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik veya arzu edilen bir iyilikten yararlanma durumunu belirtmek için…

general

genel

Sıfatlar

Belirli bir şeye veya kişiye özgü olmayan, bütünü veya çoğunluğu kapsayan, yaygın, ortak olan. Ayrıca, askeri rütbelerde kullanılan bir unvanı da ifade edebilir.