prove

//pruːv//

Fiiller
B1

Çeviri

kanıtlamak

Tanım

Prove, bir şeyin doğru olduğunu veya gerçekleştiğini göstermek, deliller veya mantıklı argümanlarla ortaya koymak anlamına gelir. Bu fiil, bir iddiayı destekleyen somut kanıtlar sunma veya bir teorinin doğruluğunu gösterme eylemini ifade eder. Resmi bağlamlarda (mahkeme, bilimsel makale) ve günlük konuşmalarda (bir noktayı vurgulamak için) yaygın olarak kullanılır. Örneğin, birinin masumiyetini kanıtlamak veya bir matematik teoremini ispatlamak için kullanılabilir.

Örnek

  • The fingerprints on the glass proved that he was in the room.

    Bardaktaki parmak izleri onun odada olduğunu kanıtladı.

  • Can you prove your theory with more data?

    Teorini daha fazla veriyle kanıtlayabilir misin?

  • Her dedication to the project proved her leadership skills.

    Projeye olan bağlılığı, liderlik becerilerini kanıtladı.

  • The experiment failed to prove the initial hypothesis.

    Deney, ilk hipotezi kanıtlayamadı.

  • He needs to prove his identity at the airport check-in.

    Havaalanı check-in'inde kimliğini kanıtlaması gerekiyor.

  • Time will prove whether our decision was right or wrong.

    Zaman, kararımızın doğru mu yanlış mı olduğunu kanıtlayacak.

  • The lawyer presented new evidence to prove her client's innocence.

    Avukat, müvekkilinin masumiyetini kanıtlamak için yeni deliller sundu.

  • His success in the competition proved all the doubters wrong.

    Yarışmadaki başarısı, tüm şüphecileri yanıltıp kanıtladı.

  • I can prove I paid the bill; here is the receipt.

    Faturayı ödediğimi kanıtlayabilirim; işte fiş.

  • The results of the study proved the effectiveness of the new method.

    Çalışmanın sonuçları, yeni yöntemin etkinliğini kanıtladı.

Eş anlamlılar

ispatlamak
göstermek
doğrulamak

Diğer anlamlar

  • B1
    kanıtlamak, ispatlamak(bu sayfa)
  • B2
    kendini göstermek, ortaya çıkmakBu anlama git

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…