pitch

//pɪtʃ//

İsimler
B1

Çeviri

saha

Tanım

Pitch kelimesi, özellikle futbol, rugby, kriket ve hokey gibi takım sporlarında, oyunun oynandığı dikdörtgen şeklindeki düz alanı ifade eder. Genellikle çim, suni çim veya toprak zeminle kaplıdır. Bu terim, resmi maçların yanı sıra antrenman ve gayri resmi oyunlar için kullanılan alanları da kapsar. Saha, oyunun kurallarına göre belirlenmiş çizgilerle (yan çizgiler, kale çizgisi vb.) sınırlandırılmıştır ve sporcuların performansını doğrudan etkileyen bir zemine sahiptir.

Örnek

  • The football pitch was in perfect condition for the final.

    Futbol sahası final maçı için mükemmel durumdaydı.

  • Children were playing cricket on a muddy pitch in the park.

    Çocuklar parktaki çamurlu bir sahada kriket oynuyorlardı.

  • The rugby pitch is wider than a standard football field.

    Rugby sahası, standart bir futbol sahasından daha geniştir.

  • After the heavy rain, the pitch became too slippery to play on.

    Şiddetli yağmurdan sonra saha, üzerinde oynanmak için fazla kaygan hale geldi.

  • The new artificial pitch allows games to be played in all weather conditions.

    Yeni suni çim saha, maçların her türlü hava koşulunda oynanmasına olanak tanır.

  • The players ran onto the pitch to the cheers of the crowd.

    Oyuncular, kalabalığın tezahüratları eşliğinde sahaya koştular.

  • They marked the boundaries of the hockey pitch with white lines.

    Hokey sahasının sınırlarını beyaz çizgilerle işaretlediler.

  • The local council is building a new multi-sport pitch for the community.

    Yerel belediye, topluluk için yeni bir çoklu spor sahası inşa ediyor.

  • The ball went out of play and rolled off the pitch.

    Top oyun dışına çıktı ve sahadan yuvarlandı.

  • Maintaining a natural grass pitch requires a lot of water and care.

    Doğal çim bir sahayı korumak çok su ve bakım gerektirir.

Eş anlamlılar

alan
oyun alanı

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…