pile
//paɪl//
Çeviri
yığın
Tanım
Pile, genellikle düzensiz bir şekilde üst üste konmuş veya bir araya getirilmiş çok sayıda nesneden oluşan bir topluluktur. Bu kelime, kitaplar, odunlar, çamaşırlar, kağıtlar veya benzeri eşyalar için kullanılır. Düzenli bir yığın veya istif olabileceği gibi, rastgele biriktirilmiş bir küme de olabilir. Günlük dilde, bir şeylerin birikmesi veya üst üste yığılması durumunu ifade etmek için sıkça kullanılır.
Örnek
“There was a huge pile of books on the floor next to his desk.”
Onun masasının yanındaki zeminde kocaman bir kitap yığını vardı.
“She sorted the laundry into separate piles: whites, colors, and delicates.”
Çamaşırları ayrı yığınlara ayırdı: beyazlar, renkliler ve hassaslar.
“We need to chop this pile of firewood before winter comes.”
Kış gelmeden önce bu odun yığınını kesmemiz gerekiyor.
“The children jumped into the colorful pile of leaves in the garden.”
Çocuklar bahçedeki renkli yaprak yığınının içine atladılar.
“He found the missing key under a pile of papers on the coffee table.”
Kayıp anahtarı, sehpanın üzerindeki bir kağıt yığınının altında buldu.
“Please don't leave your clothes in a pile on the chair; hang them up.”
Lütfen kıyafetlerini sandalyede bir yığın halinde bırakma; onları as.
“The construction site had several piles of sand and bricks.”
İnşaat sahasında birkaç kum ve tuğla yığını vardı.
“After the party, there was a big pile of dirty dishes in the sink.”
Partiden sonra, lavaboda büyük bir kirli bulaşık yığını vardı.
“The librarian asked us to return the books to the cart, not leave them in a pile.”
Kütüphaneci, kitapları arabaya geri koymamızı, onları bir yığın halinde bırakmamamızı rica etti.
“A neat pile of freshly folded towels was waiting on the bed.”
Yatağın üzerinde, yeni katlanmış düzgün bir havlu yığını bekliyordu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1yığın, küme (nesneler)(bu sayfa)
- B2kazık (inşaat)Bu anlama git
- C1yığmak, istiflemek (fiil)Bu anlama git