hold

//hoʊld//

Fiiller
B1

Çeviri

taşımak, dayanmak, kaldırmak

Tanım

Hold kelimesi, bir nesnenin ağırlığını taşıma veya bir yükü kaldırabilme kapasitesini ifade eder. Genellikle fiziksel dayanıklılık veya bir yapının belirli bir ağırlığı destekleme yeteneği bağlamında kullanılır. Örneğin, bir köprünün araçları taşıması veya bir kişinin ağır bir kutuyu kaldırması gibi durumlarda bu anlam devreye girer. Bu kullanım, günlük dilde ve teknik bağlamlarda yaygındır.

Örnek

  • The bridge can hold up to 50 tons of weight.

    Köprü, 50 tona kadar ağırlığı taşıyabilir.

  • This shelf is too weak to hold all those books.

    Bu raf, tüm o kitapları taşıyamayacak kadar zayıf.

  • The rope must hold the climber's entire body weight.

    İp, tırmanıcının tüm vücut ağırlığını taşımalıdır.

  • Can this chair hold a person weighing 100 kilograms?

    Bu sandalye 100 kilogram ağırlığında bir kişiyi taşıyabilir mi?

  • The elevator is designed to hold 10 people at once.

    Asansör, aynı anda 10 kişiyi taşıyacak şekilde tasarlanmıştır.

  • The old wooden floor cannot hold the heavy piano.

    Eski ahşap zemin, ağır piyanoyu taşıyamaz.

  • The bag's handle is strong enough to hold all your groceries.

    Çantanın sapı, tüm market alışverişlerini taşıyacak kadar sağlam.

  • The roof must hold the weight of the snow in winter.

    Çatı, kışın karın ağırlığını taşımalıdır.

  • The truck can hold a load of up to 5 tons.

    Kamyon, 5 tona kadar yük taşıyabilir.

  • The cable is tested to hold 200 kilograms without breaking.

    Kablo, kopmadan 200 kilogram taşıyacak şekilde test edilmiştir.

Eş anlamlılar

taşımak
kaldırmak
desteklemek
dayanmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…