hit
//hɪt//
Çeviri
vurmak, isabet ettirmek
Tanım
Hit fiili, bir hedefe nişan alarak veya bir nesneye kasıtlı olarak temas ederek onu vurma eylemini ifade eder. Genellikle fiziksel bir darbe indirmek, bir hedefi tam isabetle vurmak veya bir şeye amaçlı olarak çarpmak anlamında kullanılır. Bu kullanım, spor müsabakalarında topa vurmaktan, askeri hedefleri vurmaya kadar geniş bir alanı kapsar. Günlük dilde bir kişiye veya nesneye yönelik fiziksel bir eylem olarak da sıkça karşımıza çıkar.
Örnek
“The archer hit the bullseye with his first arrow.”
Okçu, ilk okuyla tam isabeti vurdu.
“She hit the ball so hard that it flew over the fence.”
Topa o kadar sert vurdu ki çitin üzerinden uçtu.
“The sniper hit the target from a distance of 800 meters.”
Keskin nişancı, 800 metre mesafeden hedefi vurdu.
“He accidentally hit his thumb with the hammer.”
Yanlışlıkla çekiçle başparmağına vurdu.
“The boxer hit his opponent with a powerful right hook.”
Boksör, rakibine güçlü bir sağ kroşe vurdu.
“The storm hit the coast with devastating force.”
Fırtına, yıkıcı bir güçle kıyıyı vurdu.
“She hit the tennis ball straight down the line.”
Tenis topuna çizgi boyunca düz bir şekilde vurdu.
“The car hit a tree and came to a stop.”
Araba bir ağaca çarptı ve durdu.
“He hit the nail squarely on the head.”
Çiviyi tam başına vurdu.
“The missile hit its target with pinpoint accuracy.”
Füze, hedefini kıl payı isabetle vurdu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2vurmak, çarpmakBu anlama git
- B1isabet ettirmek, hedefi vurmak(bu sayfa)
- B2başarılı olmak, tutmak (şarkı/film)Bu anlama git