can

//kæn//

Fiiller
B1

Çeviri

-ebilmek, -abilmek

Tanım

İngilizcede 'can', bir şeyin mümkün olduğunu veya bir durumun gerçekleşme ihtimalini ifade eden bir yardımcı fiildir. Bu kullanımıyla 'can', olayların olasılığını veya teorik olarak mümkün olanı belirtir. Genellikle genel geçer olasılıklardan veya belirli koşullar altında mümkün olan durumlardan bahsederken kullanılır. Örneğin, 'It can rain in April' (Nisan'da yağmur yağabilir) cümlesi, Nisan ayında yağmur yağmasının mümkün olduğunu anlatır. Bu yapı, kesinlik bildirmez; sadece bir ihtimali vurgular. Günlük konuşmalarda sıkça tercih edilen bu ifade, resmi yazışmalarda da yer alabilir.

Örnek

  • It can get very cold in this region during winter.

    Bu bölgede kışın hava çok soğuyabilir.

  • You can find good deals if you search online.

    Çevrimiçi ararsan iyi fırsatlar bulabilirsin.

  • The meeting can be postponed if necessary.

    Toplantı gerekirse ertelenebilir.

  • Such mistakes can happen to anyone.

    Bu tür hatalar herkesin başına gelebilir.

  • Smoking can cause serious health problems.

    Sigara içmek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

  • The train can arrive late due to the weather.

    Tren hava durumu nedeniyle geç gelebilir.

  • This plant can grow up to two meters tall.

    Bu bitki iki metreye kadar büyüyebilir.

  • A new policy can improve the situation.

    Yeni bir politika durumu iyileştirebilir.

  • The answer can be found in chapter three.

    Cevap üçüncü bölümde bulunabilir.

  • Stress can affect your sleep quality.

    Stres uyku kalitenizi etkileyebilir.

Eş anlamlılar

-ebilmek
mümkün olmak
olası olmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…