can
//kæn//
Çeviri
abilmek, -ebilmek
Tanım
Can, İngilizcede birine bir şey yapma izni verildiğini veya bir şeyin mümkün olduğunu ifade eden yardımcı fiildir. Bu kullanımda, genellikle resmi olmayan konuşmalarda izin istemek veya izin vermek için kullanılır. Örneğin, "You can go now" cümlesi "Şimdi gidebilirsin" anlamına gelir ve konuşanın izin verdiğini gösterir. A2 seviyesinde öğrenciler için temel bir yapıdır ve günlük hayatta sıkça karşılaşılır.
Örnek
“You can use my phone if you need to call someone.”
Birini araman gerekiyorsa telefonumu kullanabilirsin.
“Can I borrow your book for a week?”
Kitabını bir haftalığına ödünç alabilir miyim?
“She can leave early today because she finished her work.”
İşini bitirdiği için bugün erken çıkabilir.
“We can eat in the classroom during lunch break.”
Öğle arasında sınıfta yemek yiyebiliriz.
“He can come to the party if he wants.”
İsterse partiye gelebilir.
“Can we sit here?”
Buraya oturabilir miyiz?
“You can't park your car in front of the fire station.”
Arabanı itfaiye istasyonunun önüne park edemezsin.
“The children can watch TV after they finish their homework.”
Çocuklar ödevlerini bitirdikten sonra televizyon izleyebilir.
“Can I ask you a question?”
Sana bir soru sorabilir miyim?
“You can take a seat while you wait.”
Beklerken bir yere oturabilirsin.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1yetenek bildiren yardımcı fiilBu anlama git
- A2izin bildiren yardımcı fiil(bu sayfa)
- B1olasılık bildiren yardımcı fiilBu anlama git
- A2konserve kutusu (isim)Bu anlama git