although
//ɔːlˈðoʊ//
Çeviri
rağmen, karşın, -e rağmen
Tanım
Although, bir zarf veya bağlaç olarak kullanılan ve iki fikir arasında bir zıtlık veya beklenmeyen durum belirten bir kelimedir. Genellikle bir cümle içinde, ana fikre karşıt veya onu sınırlayan bir yan cümle kurar. Örneğin, 'Although it was raining, we went for a walk' cümlesinde, yağmur yağmasına rağmen yürüyüşe çıkıldığı ifade edilir. Bu kelime, resmi ve günlük konuşmalarda yaygın olarak kullanılır ve 'even though' ile benzer bir anlam taşır. Kullanımında dikkat edilmesi gereken nokta, 'although' ile başlayan yan cümlenin genellikle virgülle ana cümleden ayrılmasıdır.
Örnek
“Although she was tired, she finished her homework.”
Yorgun olmasına rağmen ödevini bitirdi.
“He went to the party although he had a cold.”
Soğuk algınlığı olmasına rağmen partiye gitti.
“Although the movie was long, it was very interesting.”
Film uzun olmasına rağmen çok ilginçti.
“They decided to buy the house although it was expensive.”
Pahalı olmasına rağmen evi almaya karar verdiler.
“Although I studied hard, I didn't pass the exam.”
Çok çalışmama rağmen sınavı geçemedim.
“She smiled although she was sad inside.”
İçinde üzgün olmasına rağmen gülümsedi.
“Although the weather was bad, we enjoyed the trip.”
Hava kötü olmasına rağmen geziden keyif aldık.
“He accepted the job although the salary was low.”
Maaşı düşük olmasına rağmen işi kabul etti.
“Although it was late, the children were still playing.”
Geç olmasına rağmen çocuklar hâlâ oynuyorlardı.
“I like him although he can be annoying sometimes.”
Bazen sinir bozucu olabilmesine rağmen onu seviyorum.
Eş anlamlılar