supreme
//suːˈpriːm//
Çeviri
yüce, en üstün
Tanım
Supreme, bir şeyin en yüksek, en üstün veya en yetkili düzeyde olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle güç, kalite, önem veya otorite açısından en tepe noktayı belirtmek için kullanılır. Örneğin, 'supreme court' (yüce mahkeme) ifadesi, yargı sistemindeki en yüksek mahkemeyi tanımlar. Bu kelime aynı zamanda bir şeyin mutlak veya rakipsiz olduğunu vurgulamak için de tercih edilir; 'supreme effort' (üstün çaba) veya 'supreme being' (yüce varlık) gibi kullanımlar yaygındır. Resmi ve günlük dilde, bir şeyin en iyisi veya en önemlisi olduğunu belirtmek için kullanılabilir.
Örnek
“The Supreme Court made a landmark decision today.”
Yüce Mahkeme bugün tarihi bir karar verdi.
“She showed supreme confidence during the competition.”
Yarışma sırasında üstün bir özgüven gösterdi.
“The chef prepared a dish of supreme quality.”
Şef, en üstün kalitede bir yemek hazırladı.
“His supreme sacrifice for his country will never be forgotten.”
Ülkesi için yaptığı yüce fedakarlık asla unutulmayacak.
“The athlete achieved supreme success after years of training.”
Sporcu, yıllarca süren antrenmanın ardından en üstün başarıya ulaştı.
“In many religions, God is considered the supreme being.”
Birçok dinde Tanrı, yüce varlık olarak kabul edilir.
“The general held supreme command over the entire army.”
General, tüm ordu üzerinde en yüksek komutayı elinde tutuyordu.
“This chocolate is supreme in flavor and texture.”
Bu çikolata, tat ve doku açısından en üstündür.
“She made a supreme effort to finish the project on time.”
Projeyi zamanında bitirmek için üstün bir çaba gösterdi.
“The king had supreme authority over his subjects.”
Kral, tebaası üzerinde en yüksek yetkiye sahipti.
Eş anlamlılar