superior
//suːˈpɪəriər//
Çeviri
üstün, üst düzey, amir
Tanım
Superior kelimesi, bir şeyin veya birinin başkalarına göre daha yüksek kalitede, daha iyi veya daha yetkin olduğunu ifade eder. Aynı zamanda bir hiyerarşide daha yüksek bir konumda bulunan kişiyi (amir, yönetici) tanımlamak için de kullanılır. Günlük hayatta bir ürünün kalitesini, bir kişinin becerisini veya bir organizasyondaki rütbeyi belirtirken sıkça karşımıza çıkar. Örneğin, bir iş yerinde size talimat veren kişi sizin superior'ınız (amiriniz) olabilir. Kelimenin kullanımı genellikle olumlu bir karşılaştırma içerir, ancak resmi veya hiyerarşik bağlamlarda tarafsız bir anlam taşır.
Örnek
“Her performance in the exam was superior to that of her classmates.”
Sınavdaki performansı sınıf arkadaşlarınınkinden üstündü.
“The new model offers superior sound quality compared to the old one.”
Yeni model, eski modele kıyasla üstün ses kalitesi sunuyor.
“He always tries to prove that his ideas are superior.”
Her zaman fikirlerinin üstün olduğunu kanıtlamaya çalışır.
“You should report this issue to your immediate superior.”
Bu sorunu doğrudan amirinize bildirmelisiniz.
“The fabric is superior in durability and comfort.”
Kumaş, dayanıklılık ve konfor açısından üstündür.
“She has a superior attitude that annoys her colleagues.”
Meslektaşlarını rahatsız eden üstünlük taslayan bir tavrı var.
“The company aims to provide superior customer service.”
Şirket, üstün müşteri hizmeti sunmayı hedefliyor.
“In many cultures, elders are considered superior in wisdom.”
Birçok kültürde yaşlılar, bilgelik açısından üstün kabul edilir.
“The general is superior to all other officers in the base.”
General, üsteki diğer tüm subaylardan üst rütbelidir.
“This software is superior for handling large datasets.”
Bu yazılım, büyük veri kümelerini işlemede üstündür.
Eş anlamlılar