subject

//ˈsʌbdʒɪkt//

Sıfatlar
B2

Çeviri

tabi, maruz

Tanım

Subject kelimesi, bir şeyin etkisine açık olma veya bir duruma maruz kalma anlamında kullanılır. Genellikle 'be subject to' kalıbıyla ifade edilir ve resmi veya teknik bağlamlarda sıkça görülür. Bu kullanım, bir kişi veya nesnenin belirli bir kural, koşul, risk veya etki altında olduğunu belirtir.

Örnek

  • All employees are subject to the company's code of conduct.

    Tüm çalışanlar şirketin davranış kurallarına tabidir.

  • The project is subject to approval by the board.

    Proje, yönetim kurulunun onayına tabidir.

  • Prices are subject to change without notice.

    Fiyatlar haber verilmeksizin değişikliğe tabidir.

  • The area is subject to frequent flooding during the rainy season.

    Bölge, yağışlı mevsimde sık sık sele maruz kalır.

  • Children are more subject to infections than adults.

    Çocuklar yetişkinlere göre enfeksiyonlara daha fazla maruz kalır.

  • The contract is subject to the laws of the state.

    Sözleşme, eyalet yasalarına tabidir.

  • The offer is subject to availability.

    Teklif, stok durumuna tabidir.

  • The schedule is subject to delays due to weather conditions.

    Program, hava koşulları nedeniyle gecikmelere maruz kalabilir.

  • The data is subject to strict privacy regulations.

    Veriler, katı gizlilik düzenlemelerine tabidir.

  • The region is subject to earthquakes every few years.

    Bölge, birkaç yılda bir depremlere maruz kalır.

Eş anlamlılar

bağlı
açık
maruz kalan
tabi olan

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…