straightforward

//ˌstreɪtˈfɔːrwərd//

Sıfatlar
B2

Çeviri

basit, anlaşılması kolay

Tanım

Straightforward, bir şeyin anlaşılması veya yapılması kolay olduğunu, karmaşık veya kafa karıştırıcı olmadığını ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir görevin, talimatın veya durumun açık ve net olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, bir tarifin veya bir problemin çözümünün 'straightforward' olması, onu takip etmenin veya anlamanın zorluk çıkarmayacağı anlamına gelir. Bu kelime aynı zamanda bir kişinin dürüst ve doğrudan olduğunu, gizli niyetler taşımadığını veya dolambaçlı konuşmadığını da ifade edebilir. Günlük hayatta sıkça kullanılır ve resmi olmayan konuşmalardan iş ortamına kadar geniş bir yelpazede yer alır.

Örnek

  • The instructions for assembling the furniture were straightforward and easy to follow.

    Mobilyayı monte etme talimatları basit ve takip etmesi kolaydı.

  • She gave a straightforward answer to the question, without any hesitation.

    Soruyu hiç tereddüt etmeden net bir cevap verdi.

  • The math problem was surprisingly straightforward once I understood the formula.

    Formülü anladığımda matematik problemi şaşırtıcı derecede basitti.

  • I appreciate his straightforward approach to business negotiations.

    İş müzakerelerindeki doğrudan yaklaşımını takdir ediyorum.

  • The recipe is straightforward, requiring only basic ingredients.

    Tarif basit, sadece temel malzemeler gerektiriyor.

  • He is a straightforward person who always tells you what he thinks.

    O, her zaman ne düşündüğünü söyleyen dürüst bir insandır.

  • The process of applying for a visa was not as straightforward as I expected.

    Vize başvuru süreci beklediğim kadar basit değildi.

  • Her explanation was clear and straightforward, leaving no room for confusion.

    Açıklaması net ve anlaşılırdı, kafa karışıklığına yer bırakmadı.

  • The task seemed straightforward at first, but it became complicated later.

    Görev ilk başta basit görünüyordu, ancak daha sonra karmaşık hale geldi.

  • He gave a straightforward yes or no answer, without any excuses.

    Hiçbir bahane olmadan net bir evet veya hayır cevabı verdi.

Eş anlamlılar

basit
kolay
açık
net
doğrudan

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…