slave
//sleɪv//
Çeviri
köle
Tanım
Slave kelimesi, tarihsel bağlamda, bir başkasının mülkü olan, özgürlüğü ve hakları bulunmayan, zorla çalıştırılan kişiyi ifade eder. Kölelik, özellikle antik çağlardan 19. yüzyıla kadar dünyanın birçok bölgesinde yaygın bir sosyal ve ekonomik kurumdu. Köleler genellikle savaş esirlerinden, borçlulardan veya doğuştan köle statüsüne sahip insanlardan oluşurdu. Bu terim, kişinin hukuki olarak bir mal gibi alınıp satılabildiği, emeğinin ve yaşamının tamamen efendisinin kontrolünde olduğu durumu tanımlar. Tarihsel anlamda kullanıldığında, özellikle Roma İmparatorluğu'ndaki gladyatörler, Antik Yunan'daki hizmetkarlar veya Amerika'daki plantasyonlarda çalıştırılan insanlar gibi örnekler akla gelir.
Örnek
“In ancient Rome, a slave could be granted freedom by his master.”
Antik Roma'da, bir köleye efendisi tarafından özgürlük verilebilirdi.
“The historical records show that thousands of slaves worked on the cotton plantations.”
Tarihi kayıtlar, binlerce kölenin pamuk plantasyonlarında çalıştığını gösteriyor.
“Spartacus led a famous revolt of slaves against the Roman Republic.”
Spartacus, Roma Cumhuriyeti'ne karşı kölelerin ünlü bir isyanına öncülük etti.
“The transatlantic slave trade was a dark chapter in human history.”
Transatlantik köle ticareti, insanlık tarihinin karanlık bir bölümüydü.
“In some ancient societies, a slave's children were also born into slavery.”
Bazı antik toplumlarda, bir kölenin çocukları da köle olarak doğardı.
“The museum exhibit depicted the harsh living conditions of a household slave in the 18th century.”
Müze sergisi, 18. yüzyılda bir ev kölesinin zorlu yaşam koşullarını tasvir ediyordu.
“Escaped slaves often sought refuge via the Underground Railroad.”
Kaçak köleler, sıklıkla Yeraltı Demiryolu aracılığıyla sığınak arardı.
“The legal code defined the rights of the master over his slave in great detail.”
Yasa metni, efendinin kölesi üzerindeki haklarını ayrıntılı bir şekilde tanımlıyordu.
“Archaeologists found inscriptions mentioning the price of a skilled slave in the market.”
Arkeologlar, pazarda yetenekli bir kölenin fiyatından bahseden yazıtlar buldu.
“The abolitionist movement fought tirelessly to end the institution of slavery.”
Kölelik karşıtı hareket, kölelik kurumuna son vermek için yorulmaksızın mücadele etti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2köle (tarihsel)(bu sayfa)
- C1esir olmak (mecazi, bir şeye aşırı bağımlı)Bu anlama git