İki veya daha fazla tarafın ortak bir amaç, hedef veya çıkar için resmi olarak anlaşarak kurduğu birlik, müttefiklik. Genellikle siyasi, askeri veya ticari alanlarda, güçlerini birleştirmek ve dayanış…
Bir baskı, zorluk, sınırlama veya kontrol altındaki durumdan özgürleşme, serbest kalma eylemi veya durumu. Genellikle politik, sosyal, kişisel veya ruhsal bağlamlarda kullanılır.
Bir suçun, kabahatin veya bir sorunun nedeni olan kişi veya şey. Genellikle bir yanlışlık, hata veya olumsuz bir durumdan sorumlu olanı ifade eder.
Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, onu anlama, idrak etme durumu. Kişinin kendisi, çevresi veya belirli konular hakkında bilgi sahibi olması ve bu bilgiyi anlamlandırması anlamına gelir.
Bir kişinin veya grubun sahip olduğu, saygı duyulmasını ve değer verilmesini sağlayan ahlaki ve sosyal değerler bütünü. Kişinin kendisine, ailesine, ülkesine veya yaptığı işe duyduğu saygı ve gurur an…
İngilizce'de 'ace' kelimesi, bir konuda çok başarılı olan, uzman veya üstün niteliklere sahip kişiyi tanımlamak için kullanılan bir isim veya sıfattır. Özellikle spor (tenis servisi, golf vuruşu) ve h…
affair
ilişki, mesele, olay
Bu kelimenin birkaç anlamı vardır. En yaygın kullanımı, genellikle gizli veya yasak bir romantik veya cinsel ilişkiyi ifade eder. Ayrıca, belirli bir konu, iş, durum veya olayı tanımlamak için de kull…
Bir kişiye, gruba veya ülkeye ihtiyaç duyduğu bir şeyi sağlamak veya bir zorluğu aşmasına katkıda bulunmak amacıyla verilen destek, hizmet veya kaynak. Bu destek maddi (para, malzeme), fiziksel (emek)…
appeal
çekicilik, başvuru, temyiz
'Appeal' kelimesi, bir şeyin hoşa gitme, ilgi çekme veya beğeni kazanma niteliğini ifade eder. Ayrıca, resmi bir makama yapılan yalvarma, ricada bulunma veya bir karara itiraz etme anlamına da gelir.…
Bir konuya, soruna veya duruma yönelik belirli bir tutum, yöntem veya bakış açısı. Ayrıca, fiziksel olarak bir yere veya birine doğru hareket etme eylemi anlamına da gelir.